Ersoy Eren ve Evindeki Müze

Ersoy Eren ve Evindeki Müze
ERSOY EREN VE EVİNDEKİ MÜZE
Süleyman ÖZEROL
 
Kültürel konularda ilgili bakanlıkların yapması gerekenleri ülkemizde bazı gönüllü kültür adamaları yapalar. Otuz üç yıldır ben bu işi yapanlardan biriyim. Son on beş yıldır kışları Ankara’da, on iki yıldır da yazları Ballıkaya’da kalıyorum. Hem Ankara'da hem de Ballıkaya'da çalışmalarımı sürdürüyorum.

19 Ağustos 2016 günü saat 07.00’de kalktım, Ali Uçar ile kahvaltı yaptıktan sonra birlikte Arguvan’a gittik. Ersoy ile görüştüm ve Eymir’e gittik. Şah İbrahim Veli Ocağı ile ilgili derlemeler ve fotoğraf çekimlerinden sonra kendisi ile söyleşi yaparak yaşamöyküsünü derledim. Diğer yandan yaptığı çalışmalar ile ilgili bilgiler verdi. 


Ersoy Eren
 8 Ekim 1962 tarihinde Malatya ili Arguvan ilçesi Eymir köyünde doğdu. Annesi Elif Eren, babası Bekir (Bektaş) Eren’dir. Beşkardeşin dördüncüsüdür.
İstanbul’da İlkokulu dördüncü sınıfa kadar okudu, beşinci sınıfı Eymir Köyü İlkokulunda bitirdi. Ortaokulu İstanbul’da bitirdikten sonra çok sayıda özel mesleki ve beceri kurslara katıldı, kendisini yetiştirdi, çeşitli işlerde çalıştı. 1979-1982 yılları arasında esnaflık yaptı.
1982-1984 yılları arasında Sivas ve Kars’ta askerliğini tamamladı. Askerlik dönüşü Dünya Gazetesinde bir yıl çalıştı.
1984 yılında Devlet memurluğu sınavına girdi ve İstanbul İl Özel İdare Müdürlüğünde göreve başladı, 1992 yılına kadar burada çalıştı. Kendi isteğiyle İstifa ederek temizlik şirketi kurdu, 1992-2003 yılları arasında bu şirketi yönetti ve daha sonra devredip 2003-2006 yılları arasında mütteahhitlik yaptı.
2006 yılında emekli oldu. 2005 yılından itibaren yazları Eymir, kışları İstanbul’da yaşarken, 2012 yılından itibaren sürekli Eymir’de yaşamaya başladı.
1984 yılında Eymir köyünden Emine Adıgüzel ile evlendi. Elif (1984) ve Eda (1993) adlarında iki kızları var.
1990 yılından buyana kültürel konulara ilgi duyan Ersoy Eren, daha çok Arguvan geneli ve Eymir köyü ağırlıklı çalışmalar yaptı. 1993 yılında İstanbul’da Arguvanlılar Derneğine üye oldu. 1995 yılında dernek vakfa dönüştüğünde Arguvan ve Köyleri Eğitim Kültür Vakfı kurucuları arasında ve geçici yönetim kurulunda yer aldı.
1994 yılında İstanbul Eymir Köyü Derneğinde başkan yardımcılığı ile başlayan ve daha sonra uzun yıllar devam eden dernek başkanlığını. Dernekçilik döneminde birçok ilke imza attı örneğin İstanbul’da dernek yeri alma konusunda desteği ve yine Eymir’de 2013 yılında başlanıp 2014 yılında bitirilen Kültür projesi bunlardan yalnızca birkaçı.
Arguvan derneklerinin etkinliklerinde görev aldı.
Arguvan ve Köyleri Eğitim Kültür Vakfı yönetim kurulunda yer aldı.
İlk üç yıl Arguvan Türkü Festivali komitesinde yer aldı. Vakıf, dernekler ve Arguvan ile ilgili tanıtım yayınlarına katkı sundu. 


Evinde Oluşturduğu Müze ve Diğer Çalışmaları
 “Yöreyi seviyorum ve yöreye ilgimden dolayı kültürel değerlerin yok olmaması için çalışmalar yapıyorum. Yöreye hizmetin bir borç olduğunu, yöremizin gelişmesi insanlarımızın layık olduğu ve hak ettiği her türlü hizmeti almasının gerekliliğine inanıyorum.
Arguvan genelinde bir etnografya müzesi oluşturmak, yöreye bir müze kazandırmak amacıyla evimin çeşitli bölümlerinde geleneksel kültürel ürünleri biriktiriyor. Saklıyor, her geçen gün yenilerini ekliyor, çalışmalarımı sürdürüyorum. Bu çalışmaya Arguvanlılarda zaman zaman katkı sunuyor Arguvanlılara genel olarak ellerinde bulunan araç gereçleri korumalarını ve saklamalarını öneriyorum. Bir müze kurulursa çalışmalarım amacına ulaşmış olacak, elimdekileri müzeye aktaracağım.
Malzemelerin tanınmasının yanında nereden, kimden alınmışsa onu da tanıtmış olacağız. Bu da geleceğe bir miras olacaktır. Bunları bir müze yaparak toplumla paylaşılmayıp kendi özelinde kaldıktan sonra önemi olmayacaktır. Çünkü sergiden öteye geçemeyecektir.
Belgeliğimde bulunan bazı araç gereçlerden söz etmek istiyorum.
Şahra, eskiden tarladan harmana sap taşınmasında kullanılan bir düzenek olup bunun yöremize özgü bir araç olduğunu düşünüyorum. Şahranın at ve katıra, eşeğe ve küçüklerine göre çeşitli boyutta yapılmış tipleri var.
Bağlama çalmamama karşın evimde üç beş bağlama asılı durur. “Balta saz” denilen cura türünü, Apası (Konakbaşı) Sinemilli mezrasında yapan ustalar vardı, şimdi yok…
Gürge (Koyuncu’da Türkmen Çavuş), Arakel, Halpuz davul zurna geleneğinin var olduğu yerleşim birimleridir. Arguvan türkülerinin önemli kaynak kişisi Hacı Engüzel Halpuzlu olup aynı zamanda davulcudur.
Örneğin 1994 yılından itibaren yayınlanan Arguvan Olgusu dergisinin geçmiş sayıları yok olmadan tüm sayılarını (1-34) dört ciltte toplayarak belgelik oluşturdum. Buna çok örnekler ilave edebiliriz.
Arguvanlı yazarların ve Arguvan ile ilgili yazılan kitapların bulunduğu kitap belgeliğini de oluşturmaya çalışıyorum. Şu ana kadar yaklaşık 100 kitap topladım.
Altmışlı yetmişli yıllarda kasetlere okumuş olan bazı okuyucuların ses ve görüntülü kasetlerini topladım, 1996-1997 yıllarında bunları kayda geçirerek belgelik oluşturdum. Günümüzde pek tanınmayan okuyucuların kayıtlarına da ulaştım.
Bireysel olarak Arguvan’ın ve Arguvanlıların birbirinden haberdar olmasının gerekliliğini inanarak Arguvan ile ilgili ilk web sitesini 2002 yılında yayınladım. Halen www.arguvanhaber.com web sitesi ile bu hizmete katkı sunmaya çalışıyorum.
2003 yılında Eymir Belgeseli’ni hazırladım ve yayınladım.
2004 yılında “Türkülerin Gözesi Arguvan’dan Eymir Türküleri” adlı albümün yapımını gerçekleştirdim. Bu albüm ile Süleyman Efe, Âşık Bektaş, Âşık Bekir, Âşık Sefili gibi ozanların yapıtlarının tanıtılmasına katkı sundum. Babam Âşık Bekir ve yine Eymirli olan Âşık Bektaş Kaymaz’ın ses kayıtlarında düzenleme yaparak belgelik haline getirdim, bu ve başka albümlerde okunmasını sağladım.
2004 yılında Eymirce adıyla iki sayı dergi çıkardım.
Aramızdan ayrılanlar, eski ve yeni görüntüler, doğal görüntüler olmak üzere çok sayıda Eymir ve Eymirli fotoğrafını çekerek, derleyerek belgelik haline getirdim. Arguvan geneli ile ilgilide bu çalışmayı yapmaktayım ve yapmaya devam ediyorum.
1992 yılından itibaren İstanbul’da iken etnoğgafik malzemeleri toplamaya başladım. 2006 yılında Eymir’de ev yaptırınca çalışmalarım daha da hız kazandı. Tarım alet ve makineleri, çeşitli ev eşyaları, mutfak malzemeleri, plak, radyo, dikiş makinesi, el matkapları, körük, şahra, harman savurma makinesi, el taşı (el değirmeni), at arabası, yayık… Tahmini olarak 300’ün üzerinde ürün… Bazıları açık alanda olduğundan korunması zor oluyor.
 
 

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

banner40

banner45

banner57

banner39

banner44

banner56