MALATYA:
KİM BU DERT SOKASICALAR? (4)
        Epilepsi hastası olan çocuğumun durumu belimi büken…
Kendi kendine yıkılan binanın müteahhidince yapılan bitişikteki Gündüz Apartmanı ve ona eklenen yeşil boyalı apartmanın 33 dairesi boşaltıldı. Binalara giriş yasaklandı.
Yıkımın ilk günü yetkililerin umut ve teselli sözleri, binadan tahliye edilen ailelere ulaştı mı diye olay yerine gittim. Polis barikatının çevresindeki insanlarla sohbet ettik.
“Adım Emine Şirin, en mağdur olanı benim. Eşim, yok sayılır, İstanbul’da. Birkaç yılda bir gelebiliyor; iş bulabilirse arada bir birazcık para yolluyor. Ailemin katkısıyla ayakta durmaya çalışıyoruz.
Yedi çocuklu kardeşime sığındık, evde on dört kişi olduk. Çocuğumun beyninde ur var, epilepsi hastası. İlaçları da içeride kaldı. O kargaşada bizi o halimizle dışarı çıkardılar. Evimizin kapısını kilitlemeye bile fırsat vermediler ki ilacı nasıl alalım?
                        Yalan olduğu şuradan belli ki…
 Polisleri suçlamıyorum, bina yıkılabilir endişesiyle bizi düşünerek yaptılar. Yalnız, o ilk gün gelip de burada gösteriş yapanlar, hiç halimizi sormuyorlar. Bize kalacak yer göstereceklerini söylemişlerdi. Yalan olduğu şuradan belli; bizim iletişim bilgilerimizi bile almadılar ki bize bilgi versinler.
En çok da hasta çocuğumun durumu belimi büküyor. Hiç uyuyamıyor çocuğum. Meslek lisesine yazdırmıştım. Okul yönetimi, çocuğunuz hasta, onunla uğraşamayız, diyerek eve yolladı çocuğumu. Kabul etmediler okula. Oysa çocuğum saldırgan değil, kimseye zararı yok. Okuması da iyiydi.”
 “Adım Celal Güçlü, ben de inşaat yapıyorum. Malzemeyi yeterli ve kaliteli kullanırsan. Zeminin de sağlamlığını gözetirsen, değil 35 yıl, yüz yıl da geçse o binaya bir şey olmaz. Sebep, 35 yılmış gibi göstermesinler. Eski binalara hangi şartlarda ruhsat verildiğini herkes biliyor. Şu son yıllarda işi sıkı tutmaya başladılar.”
                     Terlikçi dükkânına nasıl gelmişim…
“Adım Nihal Ercan, 29 yaşımdayım. Halamla bu çöken inşaatın önünden geçiyorduk. Alttaki dükkânların camları, büyük bir gürültüyle patlayınca ne yana kaçtığımı anlayamadım. Halamı da kaybetmiştim kendimi de. Terlikçi dükkânına beni kimler, nasıl getirmiş bilemiyorum.”
                        Ayakkabı boyacısı ressam…
“Adım Ali Ünal, ressamım; ama ayakkabı boyacılığı yapıyorum. Oturduğumuz Gündüz Apartmanı’nın zemini de sağlam değil. Yandaki inşaat çökerken evin içinde savruldum.”
                       Kolonsuz kaçak kata tonlarca yük…
 “Elektrikçinin çırağıyım. Giriş katı olduğundan dükkândan hemen dışarı kaçtık. Gündüz Apartmanı’nın duvarları da temeli de sakat. Üst katsa kaçak, kolonsuz. Oysa tüm ağırlığı; çatıyı, çatıya konan tonlarca kömürü üst kat taşıyor.”
Yarın: Binalarda kırık, çürük tuğla mı kullanılıyor?
Not: Yazı dizisi sürecek.
Sultan KILIÇ - Malatya
 





banner47
İlgili Galeriler
Anahtar Kelimeler

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner40

banner45

banner57

banner39

banner44

banner56

ATMANİ VAKFI BAŞKANI KEMAL DÜZOVA’NIN MALATYA...
İstanbul da kurulan Atmani Vakfı (Eğitim Kültür Çevre Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma Vakfı) vakfın...

Haberi Oku