ŞİİRLER:
AHPARİK VARTAN.... KÖYÜMDEN ZANATKAR BİR ERMENİ GEÇTİ....... SOYKIRIMDAN GERİYE KALAN YETİM VE ÖKSÜZLERİN ACIKLI HİKAYELERİNE YÜREK DAYANMAZ...
AHPARİK VARTAN....
KÖYÜMDEN ZANATKAR BİR ERMENİ GEÇTİ.......
SOYKIRIMDAN GERİYE KALAN YETİM VE ÖKSÜZLERİN
ACIKLI HİKAYELERİNE YÜREK DAYANMAZ...

Kimisi yetimdi kimisi öksüz
aha bunlar ermeni ula dediler
üçü bizim köye sığındı
Nazlı hala göğce bacımın anası
Biri de de abbaslara sığındı

ve sen de vardın Vartan Ahparik..!
Sen bizim köyde, demirciydin
Kürt daşöğ ve çillöğ komşundu
Süleyman ağanın ara sokakta
Alçak tavan bir gonağın
alt girişte
körüklü bir ocağın vardı
ellerin yüzün sim siyah
az konuşur çok çalışır
memelin ve abbasların
Deli bekteşin, Gıcık velinin
Alhoğun uşağının birde
beş gardaşların sarı yusubun
Göğ Hüseynin ve Vayısın
Kösenin, Manışın İsmailin
Aloğun, Bandirinin uşaklarının
paslı çüt demirlerini
döğmeye başlardın
sabahın köründe
Orak, dehre, hazlanguç bilerdin
sekü deli yapardın, birde eğer demiri
Üç evde tırpan vardı baş belan
onları inceden inceye döğerdin
birde tırpan bilerziği vardı
tırpanın gırtlağında dört gen
değmezse elin
düzen tutmazdı tırpan
Nasıl bunca işi başa çıkardın
ne kadar özenirdin öyle
urup gırat buğdaya
ter gan içinde gün boyu
Öyle cızardiki toprağı
elinden geçen pulluk demiri
kara saban daşı ötelerdi
dehre bir vuruşta uçurudu dalı
mastana hayrandım
pulluğu ter temiz ederdi
birde unuttum
Ganatlı gapıların
menteşesi
şahraların zenciri
atların nallarıda
senin elinden geçerdi
sonra bir dedi kodu yayıldı
Vartan telsiz yapmış dediler
guya sen gızıl gayada
ermenice mırıldanmışsın
sana ajan dediler ya
eyle bir utandım ki
sonra dost bildiklerin
sırtını döndü ya
Birisi muhtar iken
seni ihbar eylemiş
Nahiye müdürü mıstafanın
cendermeleri gapına dayandı ya
Beyaz atnın dizginlerini çekerekA
Bartınlı jandarma çavuş
ulan vartik çıh dışarı diye...!!
seslendiler sabahın köründe
eyle bir utandım ki
heç sorma
bir özürlü kızın vardı
Morhamama gelin getti
Vantil derlerdi gızın adına
Oğlun sonra utancından
mahap oldu
sordum hatırlmadı adını
oda senin gibi çalışkan
zanatkar biriydi
tek bir dostu vardı tahir köyde
köşker Muharrem sahiplendi
ellerinden tutup köyümüzden
ayrılırken
iki öksüzün vardı
sonra seni buldum aradım
Gaymakamlığın garşısında
akasyaların gölgesinde
tek göz dükkanın vardı
ama yaşlanmıştın
gorhuyordun ya
sen değil ben çok utandım
şimdi bunu okuyan bana ermeni der
olsun, ben ermeniyim, kürdüm,
türküm,
birde çingeneyim
kara yağız Halil vardı
iri kalın dudaklı, le peşte peşte derdi
onuda çok severdim
onuda seviyorum yazacağım
sana ermeni deyip küçümseyenlerin
çocukları
şimdi bana çok öfkeli
mezarın nerde
Vartan ahparik
gül goyam mezarına
neydem edem
uzat eliniki barışah
emekci ellerin varya
o zanatkar kirli ellerini
uzat ki
o güzel ellerinden öpem.!
öpem .!
Ali Adıgüzel

 
banner47
İlgili Galeriler
Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner40

banner45

banner39

banner44

banner56

HALPUZ ERSEFİL'DE YATAR KALAYCI MIŞIK'IN...
Ali Adıgüzel'in Halpuz Ersefil'de Yatar Mışık'ın Kızı Oski şiiri

Haberi Oku