Siyasi iktidar; müslüman muhafazakarlarda...
Sermaye iktidarı; TÜSİAD kapitalistlerinde...
Sinema iktidarı; Sol- kemalistlerde...
Yayıncılık iktidarı; Sol-kapitalistlerde...
Dini ritüel iktidarı; Tarikatlarda...
Dini yenilenme iktidarı; İslamcılarda...
Sanat iktidarı; Sol-nihilistlerde...
Şiir iktidarı; az farkla müslüman- islamcılarda...
Düşünce iktidarı; liberal- sol aydınlarda...
Moda iktidarı; seküler- nihilistlerde...
Televizyon iktidarı; sol- kemalistlerde...
Müzik- türkü iktidarı; Alevilerde...
Şehir iktidarı; müteahhitlerde...
Yemek iktidarı; çiğköftede...
Üniversite iktidarı; hazcı nihilist gençlikte...
Çözümün iktidarı; Halk...
Sosyal medya iktidarı; Sol-Kemalistlerde...
Yalan iktidarı; FETÖ ve PKK'da...
Sihir ve algı iktidarı; Medyada...
Şantaj iktidarı; FETÖ'de...
Silah iktidarı; Silah sermayesinde...
Roman iktidarı; Sol liberallerde...
Eylem - Meydan iktidarı; Türk ve Kürt Sol'unda...
İktidar; kimdeyse, kimlik onundur.
***
Hangi İslamcılar daha makbul!
Muhalefettekiler mi? İktidardakiler mi?
Herkes 28 Şubat öncesi İslamcıların söylemleri ve pratiklerini öve öve bitiremiyor.
Halbuki o dönemde de bilgi, pratik, özgürlük, inanç, iman ve anlayış
noktasında birçok sorunları, krizleri, yanlışları vardı.
Bugün ise iktidar alanına etki edebilen İslamcıların muhalefetteki islamcılardan ne kadar geride olduğuna dair, iddialar çoğalmaktadır.
Bu iddia sahiplerinin çoğu; özeleştiri ile değil İslamcılara- Müslümanlara iktidar alanını 
layık görmediklerindendir.
Onlar Müslümanları; her daim savunma durumunda görmek istiyorlar.
***
Türkiye'yi yöneten- yönetmeye çalışan akıllar:
Devlet aklı...
Derin devlet aklı...
Örgüt aklı...
Cemaat aklı...
Sermaye aklı...
Bürokrasi aklı...
Taşra aklı...
Küresel aklı...
Siyonist aklı...
Tarikat aklı...
Aydın aklı...
Halk aklı...
Müslüman aklı...
Kafir aklı...
Kemalist aklı...
Sol aklı...
Türk aklı...
Arap aklı..
Fars aklı...
Doğu aklı...
Batı aklı...
Avrasya aklı...
Ortadoğu aklı...
Asya aklı...
Bu akıllar arasında bu ülke yolunu arıyor.
Hangi akla uyacağına bir türlü karar veremiyor.
***
İslami- İnsani Değişim ve Dönüşüme Devam...
Türkiye'nin Tevhid- Adalet- Özgürlük ve Emek temelinde yeniden ve sürekli inşası için mücadeleye devam...
Bir vesayetin sona erip diğer vesayetin başladığı bir Türkiye değil, Değerler ve İdealler birleştirip kendisi ve dünya için umut olan bir Türkiye...
Değişim için gayr-i insani- ahlaki işbirlikleri değil, İnsanın fıtrat- vicdan- topluma dayalı işbirliği yapabilen bir Türkiye...
İslam'ın evrensel mesajını kapitalizme- emperyalizme- liberalizme peşkeş çeken değil,
İslam'ın bu ülke- dünya için yeniden umut olabilecek şekilde konuşabilen- pratize edilen- değişimin öncüsü olan bir Türkiye...
***
Partiler bir ülkede halk temsiliyetinin en büyük ifadeleridir.
Türkiye'de siyaset yapan partilerin Türkiyeliliği problemlidir.
Hatta bazı liderler Türkiye'de siyaset yapıyormuş gibi görünür ama aslında belli bir bölge dışında görülmezler.
Sadece belli bölgelere gidebilme cesareti gösteren partilerin birlik- bütünlük- barıştan bahsetmeleri abestir.
CHP: Sadece kıyı kesimlerde görünen, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da hiç görünmeyen...
MHP: Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da esamesi okunmayan ve temsil edilmeyen.
HDP: Sadece Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da varlık gösteren ve yeni kurulan HDP ile diğer bölgelerde temsiliyet arayan.
AK PARTİ: Türkiye halkının muhafazakar- dindar damarı üzerinden Tek Türkiyeli parti görünümündedir.
Bu genel görünüm doğrultusunda bakacak olursak; Ak Parti dışındaki partilerin henüz Türkiye'nin bütününü kuşatacak bir reflekse- tabana- imkana sahip olmadıkları görülür.
Türkiye'yi sosyal- ekonomik- kültürel- inanç bakımından kuşatan ve dil üreten partilere ihtiyaç vardır.
***
Türkiye'de en çok "Yalan" ekonomide söyleniyor:
Ekonomi- Piyasa "Yalan" üzerine kurulmuş.
Yalancı esnaf... Yalancı patron... Yalancı işadamı... Yalancı işletmeci... Yalancı Ceo'lar... Yalancı işletme müdürleri... Yalancı Satış görevlileri...
Yalan söylemek, ekonomininin olmazsa olmazlarından olmuş.
Öderken... Kurarken... Üretirken... Satarken... Alırken... Verirken... 
Her alışveriş "Yalan" olmadan yapılmaz oldu.
Bunca Yalan'nın Müslüman olduğunu iddia eden insanların yaşadığı Ekonomi sisteminde var olması büyük bir tezattır.
Yalan üzerine Helal ve Hakikat bir araya gelmez.
***
Meseleye koyduğun isim, meselenin çözümü  veya çözümsüzlüğüne hizmet eder.
Türkiye'deki birçok meselenin çözümlenmemesinin sebebi; insanların ve devletin meseleleri
yanlış isimlendirmesidir.
Türkiye'de; Kürt sorunu, Alevilik sorunu, İslamcılık sorunu, Milliyetçilik sorunu, Ermeni sorunu, yoktur.
Türkiye'de; İslamlaşma sorunu, adalet sorunu, özgürlük sorunu, demokratikleşme sorunu,
paylaşım sorunu vardır.

 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner40

banner45

banner57

banner39

banner44

banner56