TÜRKİYE:
PARASI OLAN\'A SAĞLIK ANLAYIŞI

AKP’nin ‘reform’ iddiasıyla uyguladığı sağlık politikaları yurttaşı mağdur ediyor.

Hükümet, sağlık ocaklarındaki muayeneden dahi ücret alınan, her özel hastanede farklı katkı payının olduğu, hastasından hekimine, eczacısından özel hastane sahibine kimsenin memnun olmadığı bir sistem kurdu. Muayenelerden katkı payı alınmasına tepki gösteren yurttaşlar, “Sağlıktan vazgeçemeyeceğimiz için bu ücretler var. Onlar kazanıyor, biz kaybediyoruz” diyor. AKP’nin sağlıkta reform iddiasıyla gerçekleştirdiği, sağlık örgütlerinin ise karşı çıktığı sağlık politikaları, yurttaşı, hekimi, eczacıyı ve özel hastane sahibini memnun etmedi. Böylece, sağlık örgütlerinin çok kez uyarmasına karşın AKP’nin“Parası olana sağlık” anlayışı, Türkiye’ye yerleşti.

Sağlıkta Dönüşüm Programı ile reform yapacağı iddiasıyla yola çıkan AKP, sağlık ocaklarındaki muayeneden dahi ücret alınan, yurttaşların eczanelerden ilaç alamayacağı endişesiyle yaşadığı, doktorlara “ya kamu hastanesi ya muayenehane” diyerek aba altından sopa gösterildiği, her özel hastanede farklı katkı payının alındığı, özel hastanelerin dahi memnun olmadığı bir sistem kurdu. Okmeydanı ve Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma hastanelerinde yurttaşlarla yaptığımız görüşme, sağlık alanındaki sıkıntıları ortaya koydu. Annesini Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne muayene ettirmek için götüren Önder Temuroğlu, randevu aldıkları halde, saat belirtilmediği için 08.00’de hastaneye geldiklerini belirterek, “Saat 11.30 hâlâ bekliyoruz. Biz Tuzla’dan geldiğimiz için geciktik, saat 06.00’da gelenler var” dedi.

Ek yük getiriyor

İlaç konusunda ise henüz sorun yaşamadıklarını ifade eden Temuroğlu, “Eğer Sosyal Güvenlik Kurumu Türk Eczacılar Birliği ile sözleşme yapmazsa bundan sonra sorun yaşayabiliriz. Ayrıca hastaneler önceden ücretsizdi, şimdi ücret veriyoruz. Bize ek yük getiriyor. Sağlık olmazsa olmaz olduğu için, sağlıktan vazgeçemeyeceğimiz için bu ücretleri koyuyorlar. Yine onlar kazanıyor, biz kaybediyoruz. AKP ile kaybetmeye devam edeceğiz” dedi. İsmini vermek istemeyen bir yurttaş ise muayene ücreti kesilmesine tepki göstererek şunları söyledi: “Eşim emekli, ayda 500-600 lira alıyor. Ayda 3-4 kere hastaneye gitsek 90-100 lira kesiliyor. Bize kalıyor 500 lira. İlaç parası da veriyoruz. Ayrıca doktor kaliteli ilaç yazıyor ama devlet onu vermediği için, eczaneden başka ilaç veriyorlar. Muayene ücretlerini eczaneden kesiyorlar, doktorun verdiği ilaç eczaneden kesiliyor ama suç eczacıda değil, suç Başbakan’da.” 70 yaşında emekli öğretmen Güner Ata ise randevu aldığı halde sıraya girmiş. Kemik erimesi rahatsızlığı bulunan ve göğsünde kitle bulunduğu için ameliyat edilmesi gereken yaşlı öğretmen, bizim kendisiyle görüştüğümüz saatlerde yaklaşık 3 saattir hastanede bulunuyordu.

Okuması yok, internet kullanması bekleniyor

Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne muayene olmaya giden Hürriyet Karataş ise internetten randevu sisteminin bir kara mizah örneği. Saat 13.00’ten sonra numara verildiği için randevu almadan hastaneye gelen Karataş’a neden randevu almadığını sorduğumuzda yanıtı “Randevu internetten alınıyormuş, ama benim okuma yazmam yok ki. Randevu alamam diye buraya geldim” dedi. Gazetemizi arayan çok sayıda yurttaşın yanı sıra Şişli Etfal Hastanesi’nde görüştüğümüz Kadriye Can isimli yurttaş ise muayene katılım payları dışında yılda 1 kez 90-100 liraya yakın ek ücretler kesildiğini iddia etti. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Basın Danışmanı İlhan İşman ise SGK’nin ilaç katılım payı ve muayene katkı payı dışında herhangi bir kesintisinin söz konusu olmadığını söyledi. Türk Tabipleri Birliği İkinci Başkanı Dr. Eriş Bilaloğlu da şöyle konuştu: “Kesintiler anında yapılmadığı için insanlar daha sonra maaşlarında yüksek kesintilerle karşılaşıyor. Acil hizmetleri ücretsizdir. Ancak acil hizmetlerinin ücretli olduğuna dair bir iddia var, bununla ilgili belge gelmesi durumunda biz konuyu araştıracağız. Sağlık hizmetlerinde katkı payı alınmamalı, hizmetler ücretsiz olmalı.” Kuyruklu yalan! “Hastanelerde kuyruklar bitti” iddiasıyla meydanlarda boy gösteren AKP temsilcilerine karşın, kuyruklar eklenen yeni sorunlarla sürüyor. Devlet hastanelerinde tedavi görmek isteyen yurttaşlar hastanelerden randevu almalarına karşın saatlerce muayene sırası bekliyor. Randevunun internetten alınması ise Türkiye’de kara mizah örneklerini ortaya çıkarıyor. Okuma yazma bilmeyen yurttaşlar yine sıra numarası almak için hastaneye geliyor.  

Hastaneler sınıflandırıldı

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve Sağlık Bakanlığı, hastaneleri hizmet kalitesi, yatak kapasitesi, doktor sayısı, hasta hakları, çalışanların hakları, verdiği hizmetin çeşitliliği, hasta ve çalışan güvenliği gibi alanlarda puanladı. 5 ayrı gruba ayrılan hastaneler, 800-1000 puan arası A sınıfı, 600-800 puan arası B sınıfı, 400-600 arası C sınıfı, 200-400 arası D sınıfı ve 0-200 puan arası E sınıfı olarak gösterildi. Sisteme göre A sınıfı hastane hastadan en fazla yüzde 70 fark ücreti alırken E sınıfı hastane hastadan yüzde 30 fark ücreti alabilecek. 393 hastanenin puanlarını ve sınıflarını gösteren listede Acıbadem, Alman, Memorial gibi zincir hastanelerin bir kısmı B ve C sınıfında kalırken A sınıfına giren hastane sayısının azlığı dikkat çekti. Medical Park zincirinde ise B ve C sınıfına giren birer halka dışında diğer hastaneler A sınıfında yer aldı.

A sınıfı:Başkent Üniversitesi İstanbul, Özel Medical Park Bahçelievler Hastanesi, Özel Çamlıca Alman Hastanesi, TDV Özel 29 Mayıs Hastanesi, Yeditepe Üniversitesi Hastanesi, Ortadoğu Özel Sağlık Hastanesi, Özel Sema Hastanesi, Maltepe Üniversitesi, Özel Yeni İsviçre Hastanesi, JFK Hospital.

B sınıfı:Özel Medipark Elazığ Hastanesi, Hospitalium Çamlıca, Özel Keçiören Hastanesi , Özel Avcılar Hospital, Özel Mesa Hastanesi, Florance Nightingale Hastanesi, Özel Ethica İncirli Hastanesi, Acıbadem Bakırköy Hastanesi, Türkiye Gazetesi Hastanesi, Memorial Hastanesi, Özel Hisar Intercontinental Hastanesi, International Hospital, Alman Hastanesi.

C sınıfı:Özel Acıbadem Maslak Hastanesi, Özel Medicana Hospital Avcılar, Özel Acıbadem Kocaeli Hastanesi, Medical Park Sultangazi Hastanesi, Özel Huzur Hastanesi, İstanbul Vatan Hastanesi, Bahat Halk Hastanesi, Özel Acıbadem Kozyatağı Hastanesi. Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği Başkanı Reşat Bahat, sağlık kuruluşlarının sınıflandırılmasının vatandaşı da sınıflandırmak anlamına geleceğini söyledi. Bahat, “Sağlık alanında sınıflandırma yaparsanız, sosyal devlet olmanız tartışılır hale gelir. Bu sınıflandırma vatandaşla ilgili değil anladığım kadarıyla, vatandaşın işine yaramıyor, özel sektör de bunu istemiyor, devlet de bu sınıflandırma ile tasarruf etmiyor. Dava açacağız. İnsanları sınıflar tedavi etmiyor” dedi.  

Tam Gün’ ısıtılıyor

AKP hükümetinin üç yıldır çıkarmak istediği “Tam Gün Yasa Tasarısı”nın önümüzdeki günlerde TBMM Genel Kurulu’na getirileceği belirtiliyor. Hekimlere “ya kamu hastanesi ya muayenehane” tercihini getiren Tam Gün Yasa Tasarısı’nın hekim ve hasta hakları açısından çok sayıda sorunu beraberinde getireceği vurgulanıyor. Uzmanlar, tasarının bu haliyle kaos yaratacağını, performansa dayalı ücretlendirmenin eğitim ve araştırma hastanelerinin işlevini yitirmesine neden olacağını vurguluyorlar. Hekimlere tam gün zorunluluğunun getirilmesi durumunda, çok sayıda hekimin kamu hastanelerinden istifa ederek özel hastanelerde ya da muayenehanelerinde çalışmaya başlayacağı öngörülüyor. Çok sayıda hekim yasa çıktı-çıkacak kaygısıyla istifa edip özel hastanede çalışmaya başladı. Yükseköğretim Kurulu’na (YÖK) bağlı 1300’den fazla, Sağlık Bakanlığı’nda ise 7 binden fazla kısmi zamanlı çalışan öğretim üyesinin, tasarının yasalaşması ile kamuda tam zamanlı çalışacağı belirtiliyor.

Harcamalar döner sermayeden

CHP Milletvekili, Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu üyesi Prof. Dr. Sacid Yıldız, tasarının komisyondan geçtiğini, önümüzdeki günlerde de Meclis’e gelmesinin beklendiğini anımsattı. Yıldız, tasarının yalnız kamu hastaneleri ile eğitim ve araştırma hastanelerinde çalışan hekimleri değil, hukuk, mühendislik, ekonomi fakülteleri gibi alanlarda çalışan öğretim üyelerini de kapsayacağını vurguladı. Yıldız, yasanın çıktıktan bir yıl sonra yürürlüğe gireceğini belirterek şöyle konuştu:

“Tasarı, hekimleri performans sistemine göre değerlendirme göz önüne alınacağı için özellikle eğitim ve araştırma hastaneleri, eğitim ve araştırma işlevlerini yitirecek daha çok işlem yapar hale gelecekler. Tasarıda hastanenin çok sayıda masrafının döner sermayeden karşılanması da hastanelerin birtakım zorluklar yaşamasına neden olacak. Kamuda çalışan hekimler haftada 130 saat çalışacak, yoğun çalışma ve nöbetlerin artması, hizmetlerin de aksamasına neden olacak.” Hastanelere işletme anlayışı Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Gençay Gürsoy, “Tam gün çalışmak benimsediğimiz bir ilke, ancak tasarı, Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın bir parçası ve sağlık hizmeti ticarileştirilmek isteniyor” dedi. İ

stanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Özdemir Aktan da performansa dayalı sistemin ciddi sağlık sorunlarına neden olacağını şöyle vurguladı: “Tasarı ile üniversite ve eğitim hastaneleri bir işletme anlayışıyla yönetilecek. Sağlık kurumlarının daha fazla kazanç sağlanması amaçlanıyor. Bu da özellikle eğitim ve araştırma hastanelerinin, eğitim işlevini yitirmesine, ileri dönemde tıp eğitiminin olumsuz etkilenmesine, hasta haklarının zarar görmesine neden olacaktır.”  



Cumhuriyet
banner47
İlgili Galeriler
Anahtar Kelimeler
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner40

banner45

banner39

banner44

banner56

 MUHTARLAR GÜNÜ
19 Ekim 2017 Muhtarlar günüdür.

Haberi Oku