TÜRKİYE:
Sn. BARIŞ AYDIN ile ALEVİLİK ÜZERİNE RÖPORTAJ
-Sn. Barış Aydın hoşgeldiniz.
     -Hoş bulduk Sn. Mehmet Ali Çabuk. Bir araya geldik, sohbet için... Öncelikle teşekkür ederim.
     -Asıl ben teşekkür ederim. Beni kırmadınız, incelik gösterdiniz, çaok sağolunuz. Konuya girerken aklıma takılan bir durumu danışmak istiyordum. Şöyleki, Alevilik çok ozon bir tarihsel süreci kapsamaktadır. Tüm evreyi röportaja sığdırma telaşı, röportajda sıkıntı yaratır. Sizin de düşüncenizi alsam bu konuda...
     -Evet hak veriyorum, biz de Osmanlıdan günümüze olan evreyi konu edinelim. Nasip olur da bir araya gelirsek, antik dönemin alaca karanlığına kadar gideriz...
     -O zaman buyrun Osmanlıdabn günümüze söz sizde...
    -Osmanlıdan günümüze Alevilik
     Hak ve hakikatın peşinde giden canlar merhabalar
     Aleviliğin anlaşılabilmesi için mutlaka tarihimiz ile yüzleşmek zorundayız.  Alevi inancının tarihi çok gerilere dayanıyor.
     Anadolu Aleviliği  Dört semavi dinlere ev sahipliği yapmıştır. Fakat Aleviler bütün semavi dinlerin hışımına uğramışlar. Aleviliğin daha iyi anlaşılabilmesi için  son 2000 yıllık dinler tarihine bakmamız yeterlidir. Dinler tarihinde Alevilik beş ayrı döneme takabul etmektedir.
1. İslam öncesi dönem  (İslam doğmadan önce atalarımızın inancı neydi)
2.İslam  doğuşuyla birlikte 600 ile 1071 dönemi  (islam nasıl kendisini kabullendirdi).                 
3. Osmanlının Anadolu’yu işgal ettikten sonra 1200-1650 yılları dönemi (Baba İshak   isyanıyla başlayan Pir sultan dönemi)                  
4. 1650 ile 1900 yılları  (asimilasyon Alevileri  müslümanlaştırma  dönemidir)             
5. Cumhuriyet dönemi   (Alevileri yok  sayma dönemidir)
Osmanlı ve cumhuriyet döneminde, Alevilere yapılan  zulümün sebeplerini açığa çıkarmadan,   Alevilik anlaşılamaz.
Osmanlıların  Anadoluyu işgal etmesinden sonra  1200 ile 1650 yıllarında Alevilere yönelik 104 katliam yapılmış. Resmi rakamlara göre 650 bin alevi katledilmiştir.   (Kaynak Rıza Algül Dinler ve Devrimler tarihi) 
     
-650 bin sayısı çok büyük  bir sayı. Bu kadar insan hangi tarihlerde, nerede öldürüldü? Bilgi ve belge isteme hakları doğmaz mı?

  -Tarih ve yer olarak sıralayalım
1239’da    BABA İSHAK  savaşlarında elli bin Alevi katlettiler. 
1417’de BÖRTLÜCE MUSTAFA ve on bin Alevi’yi katlettiler. (Aydın yöresinde)
1419’da  TORNAK KEMAL ve on beş bin Alevi’yi katlettiler. (Manisa yöresinde)
1420’de  ŞEYH BEDREDDİN ve on binlerce Alevi katledildi.(Bursa, Trakya ve Bulgaristan Serez çevresinde)
1511’de  ŞAH KULU ve binlerce alevi katledildi. (Bursa dolaylar yöresinde.)
1512’de   NUR ALİ HALİFE ve binlerce alevi katledildi. (Çorum, Amasya, Tokat ve Yozgat dolaylarında yirmi bin dolaylarında )
1514’de ŞAH İSMAİL hareketi, Cani Yavuz selim tarafında yüz binlerce alevi katledildi.(Kayseri, Sivas, Erzincan, Tercan ve Bayburt dolaylarında)
1518’ de ŞEYH CELAL ve binlerce alevi katledildi. (Yozgat Bozok dolaylarında otuz bin Alevi katledildi.)
1526’da BABA ZÜNNUN ve binlerce alevi katledildi. (Bozok dolaylarında bütün taraftarları kılıçtan geçirildi.)
1527’de KALENDER ÇELEBİ ve on binlerce Alevi katledildi. (Sivas dolaylarında )
1598’de KARA YAZICI ve 60 bin alevi katledildi (Karaman, Amasya ve Urfa yöresinde)
     
-Alevi katliamları gerçekten çok büyük. Alevileri neden katlettiler? 

Aleviler kimsenin malına göz koymadılar. Kimsenin namusuna yan gözle bakmadılar,   İnsan odaklı bir inanç olduğu için  72 millette aynı nazardan baktılar, ırkçılık yapmadılar  buna rağmen neden katliamlardan kurtulmadılar.
Aleviler Ruslar, Amerikalılar, avrupalılar Ermeniler tarafında katledilmemişler. Aleviler müslümanlar tarafında katledildiler.  neden?
1200 ile 1650 yılarına kadar Anadolu alevileri. Dönem, dönem Osmanlının zulümüne karşı kendilerini savunmak için kendi öz savunma güçlerini oluşturmuşlarsada   askeri tecizat olarak üstün olan Osmanlı ordularına  yenik düşmüşler. Bu tarihten sonra Aleviler islamın hakimiyetini kabul ederler.
     
-1650 tarihinden sonra  Aleviler için yeni bir dönem başlar. Bu dönem asimilasyon dönemidir. Bu dönem hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

Osmanlılar  katliamlardan sağ kurtulan alevilere yönelik asimillasyon politikası uygulamaya başlar. Asimillasyon polıtikası 1730 yılına kadar fazla etkili olmaz. Aleviler islamı kabul etselerde özelliklede kırsal alanlarda asimillasyon etkili olamaz.
1730 yılında 1.Mahmut padişah olduktan sonra,  Maraş ve Sivas valileri  1. Mahmuda mektup yazarlar. Mektupta  bu bölgedeki Aleviler gizli, gizli toplanıyorlar   ayinler yapıyorlar Kuran okumuyorlar diye rapor  yazarlar.
Bunun üzerine 1. Mahmut  3  fetva verir.   
1. Mezarlıklar  Fetvası
2.  Sürgün ve yer değişimi fetvası
3. Dede yetiştirme fetvası      
     
- Mezarlık fetvası neydi, kısaca anlatır mısınız?
 
  -1730 yılına kadar Aleviler cenazelerini kendi inançlarına uygun bir şekilde, yüzü doğuya güneşin doğuşuna yönük defin ederlerdi. Dualar ise anladığı dilde yane kendi anadili ile okunurdu.
 Yaşlılar bilirler,   Atalarımız Pirlerimiz sabah kalktıklarında ilk yaptıkları iş güneşe el açarak dua ederlerdi.
"Ey kutsal güneş! Sen ki yeni doğarken burayı yüzünle aydınlat! Merhametini göster, yardım edecek bir kapı aç, ailemizin bütün bireylerini hastalıktan, kötülüklerden, yalandan ve iftiradan koru! feleket gösterme, kapımıza iftira getirme, adaletsizliği eşiğimizden uzak tut, keder ve acı verme, bize helal ile yaşamayı nasip eyle haramı ailemize verme"  dua ederlerdi.
1. Mahmut'un fetvasından sonra  bölge kadıları Alevi köylerine haber salarlar. Bundan sonra cenazeler islami geleneğe uygun kuran okutularak yüzü kıble'ye dönük defin edilecektir.  Buna uymayanlar cezalandırılacaktır. Patişahımızın emridir. Bu tarihten sonra Aleviler korkudan cenazelerini, Alevi inancına göre değil, islami geleneğe göre defin etmek zorunda kalırlar. Cenazenin Yönü güneşe değil, kıbleye çevririrler.  Dualar Anadilde  değil,  Arapça okutuldu.  Kuran mecburi kılındı.
İslami geleneğe göre, cenazelerini defin etmeyenler  cezalandırıldılar.
Bazı bölgelerde özeliklede Dersim, Sivas, erzincan bölgesinde Aleviler  cenazelerini defin ederken  yer altında kendi inançlarına göre yane yüzü güneşe doğuya dönük bir şekilde, yer üstünde ise taşları kıbleye çevirerek islami geleneğe göre defin ederler?.. Bugün Dersim, Erzincan, Sivas ve Maraş  bölgesindeki eski mezarlıklara bakın Güneşin doğduğu yöne doğru bakan mezarlıklar görebilirsiniz. Bu mezarları yeni nesillere ermenilerin Mezarları olarak tanıttılar. Oysaki bu mezarlar Alevilerin mezarlarıdır.                                                                                                
- Sürgün ve yer değiştirme fetvası hakkında açıklama yapar mısınız?
 
   -Alevilere yönelik asimilasyon politikası Osmanlı Devleti için değişmeyen politika olur.
1826’da Osmanlı Padişahı 2.Mahmut yeniçeri ordusunu kaldırdıktan sonra Alevi derğahlarının çoğunu  yıktırıyor. Bektaşi Babalarını idam ediyorlar. Amasya, Çorum ve Yozgat Alevilerini  İmparatorluk içinde, hakim olduğu topraklara  Mekadonya ya  sürgüne gönderiyorlar. Sürgünü kabul etmeyen Aleviler ya öldürülmüş yada dağlara kaçmışlar. Dağlara kaçan Aleviler Hayatta kala bilmek için yıllarca dağlarda mağaralarda  barınırlar.
2. Mahmut bununla da yetinmez, Amasya, Yozgat ve Çorum yöresindeki  sürgüne gönderdikleri Alevilerin yerleşim merkezlerine  Doğu illerinden getirdikleri müslümanları  yerleştirirler. Bölgede kalan Alevilerin köylerine cami yaparlar. Alevileri camiye gitmeleri için baskı uygularlar Aleviler korkudan camiye gitmek zorunda kalırlar.
1700 yıllarında bu bölgede nufüsun % 70 Alevi iken 1850 lerde % 50'ye düşer.
     
-Dede yetiştirme fetvasının içeriği hakkında bilgi verirmisiniz?
   
 -1840 yılında Apdulmecit’in Tahta gelişiyle birlikte, çakma Alevi dede yetiştirirler. 3 aylık eğitim verildikten sonra bu çakma Dede'lere Ehlibeyt ünvanını verilerek  Alevilerin yoğun olarak yaşadığı bölgelere gönderirler. Bu çakma Dede'ler gittikleri bölgelerde  biz  Ehlibeytiz, Ali soyundayız, "esas Müslüman biziz" propagandası yaparak, bu yolla milyonlarca aleviyi islamın içine çekerek müslümanlaştırdılar.
Dikkat ederseniz devlet bu politikayı günümüzde de Kürtlere, uyguladı. Özel olarak Kürt'lerden korucu ordusu oluşturdular. Korucular ne diyorlardı biz Türküz Kürt değiliz  diyorlardı.  Kürtlere en cok  zararı nasılki  korucular verdi ise, Alevilerede en çok çakma Dede'ler zarar verdi. Bu uygulama günümüzdede uygulanıyor.
     
-Devlet bugünm de çakma dedeler yetiştirmektedir. Devletin gayesi nedir?
 
Dikkat edin devletin Avrupa’ya da gönderdikleri Çakma Dede'leri dinleyin hepsi derki biz Ehlibeyitiz "esas müslüman biziz" derler.  Bu çakma Dedeler Türk oldukları halde ''biz Ehli beyt soyundanız'' Derler.                  Birine sordum, ''Siz Arap soyundamısınız'' Diye.  Dede kızdı ''Türküm'' Dedi. Dedimki ''Ehlibeyt soyundan isen   Arap olman gerekiyor Çünkü Muhammed ile Ali Arap idiler sen nasıl Türk oluyorsun''  Dediğimde toplantıyı terk etti. Devletin yetiştirdiği Çakma Dede'ler Koçgiri ve Sinemilli aşiretleri hariç,  Aleviler üzerinde etkili oldular.
Bu 3 fetva ile yüzleşmeyen bir Alevi,Aleviliği anlayamaz,  Bu 3 fetva ile alevilerin çektiği acıyı yüreğinde hissetmeyen aleviliği anlayamaz. Bu süreç anlaşılmadan,  Alevilik islamın içindemi dışındamı asla anlaşılamaz.
   
 -Hamidiye Alaylarının kuruluş amacı sizce ne idi
   
-2. Abdul Hamit Doğu’da Kürt Aşiret reislerin’den, özel Hamidiye  alayları oluşturur. Hamidiye alayları Ermeni katliamın ön hazırlıkları idi. Hamidiye alayı önce  ermenilerle iç içe olan Alevi koylerini talan ettiler, binlerce Aleviyi katlettiler. Daha Sonra da  Ermeni katliamın gerçekleştiler.
     
-Cumhuriyet dönemi Alevilik için diyecekleriniz var mı?
  •  1920 ile 1990    dönemi.
  •  1990  sonrası bugünkü   dönemi. 

    İttihat teraki haraketi başlamadan önce Mustafa Kemal Harekatı  Pirimiz Hacı Bektaş dergahına gider. Alevilerin kendi inançlarını serbestçe yaşayacaklarına dair Alevilere güvence verir.   Aleviler  de Mustafa Kemal harekatına tam  destek verirler.

    Mustafa Kemal Cumhuriyeti ilan ettikten sonra Haci Bektaş da verdiği  sözü yerine getirmez. Mustafa Kemal Devletin resmi dini islam der ve Türk İslam Sentezini savunarak Tek Dil, Tek Din, anlayışını, uygulamaya başlar.  

             -Aleviler  bu durumdan rahatsız olurlar, tabi...  

        -Mustafa Kemal’in sözünde durmaması alevileri yok sayması   başta Koçgiri Aşireti olmak üzere Alişan  ve Alişér önderliğinde 9 aşiret bir araya gelerek (Koçgiri, Maksudan, Aslanan, Kurmeşan, Parçikan, Cenbergan, İzol ve Giniyan aşiretleri)  bu adeletsizliğe isyan ederek Ankara hükümetine baş kaldırırlar.

    Mustafa Kemal Alevilerin bu isyanını bastırmak için, orduyla birlikte çeteleri de (Topal Osaman) kullanarak koçgiri aşiretinde çoluk-çocuk demeden binlerce alevi  katledilir.Mustafa Kemal Koçgiri katliamından  hemen sonra Din şuarası  çalıştayinı oluşturur. Din şurası çalıştayi  Mustafa kemalden tavsiyede bulunur. 3 Mart 1924’de bugünkü diyaneti kurar ve devletin resmi dini islamdır der.   Alevilerin kimliklerine islam yazılır.  Böylece ülke nufusunun % 99 müslüman sayılır.  Aleviler yok sayılır Mustafa Kemal bununlada yetinmez. 30 Kasım 1925 yılında  mecliste bir yasa çıkartırır. Tekke, zaviye 677sayılı kanun  ile Alevilik tamamen yasaklanır 

    Gerekçe tarikatlar cumhuriyete, ve Devrimlere  karşı.
  1. Halifeliğin kaldırılması
  2. Saltanatın kaldırılması
  3. Türkiyenin yeniden idari teşkilatlanması
  4. Cumhuriyetin ilanı
  5. Şapka ve kıyafet devrimi
  6. Soyadı yasasının kabulu
  7. Kadın haklarının tanınması
  8. Medeni kanunun kabulu
  9. Eğitim ve öğretim. 
Aleviler Mustafa Kemalın gerçekleştirdiği  devrimlerini tamamını desteklemelerine rağmen  Alevilerin Dergahları kapatıldı.
Musafa Kemalın devrimlerine karşı çıkanlar müslümanlardı.Tarikatların tamamı camilerde örgütleniyorlardı. Camiler kapatılmadı Alevi dergehları kapatıldıGünümüzde bile  tarihi ibadethanelerimize başta Pirimiz Hacı Bektaş dergahı olmak üzere, Karaca Ahmet ve Şah kulu gibi  dergahlarımıza kira ödüyoruz.700 yıllık Osmanlı tarihinde toplam 35 yıl alevilik yasaklanırken. Cumhuriyet döneminde bu yasayla birlikte alevilik  tamamen yasaklanır. Hala günümüzde cem evlerimizin resmi statüleri yoktur.
   
 -Dersim Katliamı hakkında neler söyleyeceksiniz.
 
 -1930 yılından sonra da bizzat Mustafa Kemal DERSİM Alevilerini yok etme pilanları yapar. Bu Planı uygulamaları için 1933 yılından sonra bölgede bazı provakasyonlar organize edilir. Bu provaskonlardan sonrda Tunceli kanununı çıkartarak, Dersim katliam’ı yapıldı.
Bu katliam planı bizzat Mustafa Kemal ve İsmet İnönü tarafında hazırlanmış  ve uygulanmıştır. Bu katliamla birlikte ovalarda ve şehirlerde yaşayan aleviler kendilerini gizlediler. Kırsal alanlar da yaşayan aleviler ise köyün giriş çıkışlarına nöbetçi dikerek ibadet ederlerdi. Gençler bunu bilmedikleri için anlatmamdan yarar var.1990 yıllından sonra Kürt hareketinin gelişmesiyle birlikte devletin Alevilere yönelik o katı yapısı çözülmeye başladı. Bu çözülmeyle birlikte Aleviler yeniden örgütlenmeye   başladılar.1993 de  Sivas katliamıyla  birlikte,  Alevi kurumları çok önemli  bir şeyin farkına vardılar. Devlet  yıllardır, Kürdlerle Alevi’leri karşı karşıya getirmiş böylece kendi düzenlerini sürdürmüşler.Özellikle Avrupa’daki  örgütlü aleviler bunu açıkça dile getirdiler. Avrupadaki bu çıkış ülkeyede yansıdı. Alevi gençleri Kürt hareketini desteklemeye başladılar bununla yetinmediler bir fiil hareketin içinde de yer almaya başladılar.Kürdlerle Alevilerin buluşmasında devlet rahatsız olur. Bu gündem dahilinde Milli Güvenlik kurulu toplanır. Alevilerin Kürd hareketini desteklediği tartışılır. Alevileri Kürdlerden uzak tutmak için bir dizi kararlar alırlar. Bu kararların uygulanması için, bizzat İzzettin Doğan’ı,  Cumhurbaşkanlığı Köşküne çağırırlar.
Cemevleri kanunen yasak olmasına rağmen  CEM vakıfı (Cumhuriyetci eğitim vakfı)  kurulması için bizzat İzettin Doğan görevlendirilir. Bunun için  de Başbakan Tansu Çiller gizli ödenek’te cem vakfına para aktarır.     
 
  -Sizce, Cem  vakfı Hangi amaçla kuruldu.
  • Alevileri Kürt hareketinden uzak tutmak
  • Alevileri müslümanlaştırmak için esas müslüman biziz propagandasını yaymak 
  • Alevilerin kendi inançlarıyla buluşmasını engelemek

    -Aleviler için Yeni bir dönem mi başlamıştı?

    -Cemevlerin açılmasıyla birlikte, devletin engellemelerine rağmen     inancıyla yüzleşen ve sorgulayan bir nesil yetişmeye başladı. Aleviliği araştıran ve Aleviliğini yaşamak isteyen bir nesil.Bunun içindirki Alevi gençliği inançları gereği, zalimin yanında değil mazlum halkların yanında yer almaya başladılar. En önemlisi de İslamı ve Kemalizmi sorgulamaya başladılar.Devletin bütün çabalarna rağmen  Alevilerin önemli bir bölümü Mazlum Kürt halkıyla bir araya gelebildiler. Bundan rahatsız  olan Devlet yeni bir taktik geliştirdi.  Aleviler Türktür,  Alevilerde Kürd olmazmış. Propagandasını yaptılar. Her ulustan müslüman olurmuş Alevi olunmazmış. Alevi gençliği bazı alevilere rağmen bu oyunuda boşa çıkardı.  Alevilerin Kürdlerin haklı davalarına desteklemesini engellemeyen sistem bu seferde Kürdlere Aleviler zerduşturSöylemleriyle,  Kürdlerle Alevileri karşı karşıya getirmek istediler. Kürdler bu oyuna alet olmadılar. Daha sonra yeni bir senaryo hazırladılar sözde Zazalar Kürd değilmiş, Kürdleri   birbirine düşürmeye  çalıştılar.

    AKP iktidarın zorunlu din derslerini yasalaştırmasıyla birlikte, Alevilere Alevilik, Müslümanlığın bir yorumudur, bir meshebidir. müslümanların ibadet yeri camidir  Özellikle 1750 yıllarından sonra çokça kullanılan bir söylemi yeniden gündeme getirerek Alevileri bölmeye çalışıyorlar.   Aleviler arasında kavram karışıklığı yaratarak amaçlarına ulaşmaya çalışıyorlar.

    Bugün hala kafaları karışık olan aleviler, Aleviliğin anlaşıla bilmesi için
  • - Aleviliğin Tanrıyı ve Evreni nasıl algıladığana bakacaksınız
  • - Nasıl ibadet ettiklerine bakacaksınız
  • - Nerede ibadet ettiklerine bakacaksınız

    Harabi derki:

     
Daha Allah ile cihan yok iken
Biz ani var edip ilan eyledik
Hakk'a hiçbir layık mekân yok iken
Hanemize aldık mihman eyledik


Kendisinin ismi henüz yok idi
İsmi söyle dursun cismi yok idi
Hiçbir kıyafeti resmi yok idi
Sekil verip tıpkı insan eyledi


-İşte onun içindirki atalarımız dönen dönsün ben dönmezem yolumda. Dediklerinde Biz aleviyiz müslüman değiliz açık bir dille dile getirmişler. Her ağaç kendi kökleri üzerinde yeşerir. Bu değişim biraz sancılı olacak ama kazanan Aleviler olacak.
Umarım sorularınız cevap bulmuştur.

Beni sabırla dinlediğiniz için,  teşekür ediyorum. Hizmetiniz Hak katında kabul ola. Hak yardımcınız Hızr Yoldaşınız ola    Aşk ola ..
        -Sorularıma bir bilge edası ile cevap verdiniz ve büyüksaygı duydum. 
        Asıl ben teşekkür ederim.
        
                                  12.01.2018/mehmet ali çabuk 
 

 
banner47
İlgili Galeriler
Anahtar Kelimeler

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner40

banner45

banner39

banner44

banner56

ULU ÖNDER ATATÜRK'Ü SAYGIYLA ANIYORUZ

Haberi Oku