TÜRKÜ SÖZLERİ:
YÜREĞİNİN DERDİNİ, DİLİNE YÜKLEYENLERİN ÇIĞLIĞIDIR ARGUVAN TÜRKÜLERİ
YÜREĞİNİN DERDİNİ, DİLİNE YÜKLEYENLERİN ÇIĞLIĞIDIR ARGUVAN TÜRKÜLERİ

NERDE BİR TÜRKÜ SÖYLEYEN GÖRÜRSEN KORKMA YANINA OTUR. ÇÜNKÜ KÖTÜ İNSANLARIN TÜRKÜLERİ YOKTUR.(NEŞET ERTAŞ)


 HÜSEYİN YALÇIN

Değerli dostlar,sevgili okuyucular... Bugün isterseniz,içinden geçtiğimiz sürecin, ruhlarımızı karartan atmosferinden biraz uzaklaşarak, türkülerin rehberliğinde ruhumuzu dinlendirelim ve Arguvan Türküleriyle duygularımızı depreştirip, güzellikleri yaşayıp, bu güzellikleri hep beraber arkadaşımıza, eşimize- dostumuza, köyümüze, kentimize, dağımıza, ovamıza, ormanımıza, toprağımıza, börtü-böceğimize... yaygınlaştırarak; kararmış kalpleri, çürümüş yürekleri ve hatta islenmiş beyinleri bile türkülerin güzelliğinde aydınlatalım.. Türküler ışıktır ve muhakkak ki, karanlığı ve yobazlığı yenme kudretine sahiptir, bundan hiç şüphem yoktur! Pir sultan abdal,güneşi ve aydınlığı deyişlerinde erdemimize, vicdanımıza, mertliğimize, ezilen ve sömürülenin yanında olmamıza, zalimlere karşı olmamıza rehber kılmadı mı?
 
Türkülerin mayasından sevgi üretelim ve bu sevgiyi kardeşlik sofrasında dostça paylaşalım! Ne dersiniz? O zaman sizlere naçizane olarak bir önerim var! Bu yazıyı okumaya başlamadan önce Türkü moduna girmek için mümkünse bir ARGUVAN TÜRKÜSÜ çalar mısınız?

Hepinize iyi dinlemeler ve iyi okumalar... Sakın ola yazı uzun diye okumamazlık etmeyin yoksa hakikaten pişman olursunuz!.... Hadi kolay gelsin!

Türkü söylemek, Arguvanlı nın günlük alışkanlık ve yaşam tarzının somut tezahürüdür. Türküler, Arguvan kültürünün yapı taşlarıdır. Arguvanlı otururken, yürürken,dinlenirken, eğlenirken, ekin biçerken(Hon), şahra ile sap taşırken, düven sürerken, harmanda patoza sap atarken, bağı-bostanı sularken, damda loğ çekerken, damdaki karı kürürken, düğünlerde halay çekerken, dost meclislerinde Rakı içerken, gurbete giderken, sılaya dönerken... türkü söyler. Arguvanlı kadınlar ekmek ve kömbe yaparken, yufka açarken, yemlik ve gılcik toplarken, çamaşır yıkarken, çocuğu uyuturken,malın-davarın sütünü sağarken, mayıs katarken,tezek lapliklerken, buğday elerken, tarhana sererken, kazak-çorap örerken, iğ eğirirken, düğünlerde kına yakarken, oynarken... türkü söyler. Kısacası, Arguvan da kadını-erkeği, yaşlısı-genci türkü söyler! Hatta, türkü söylemeyi bilmeyen bir delikanlıya kız vermezler(!) şaka...şaka.

Eskiden Arguvan da,''sıra ile türkü söylemek/sıra türküsü'' vardı! Gerçi azda olsa hala sıra türküsü var... Bir arada oturup eğlenen Arguvanlı nın biri eli kulağa atarak bir türküye başlar.Bir kaç türkü söyledikten sonra yanındaki arkadaşını dürterek,''Ben sıramı sağdum (savdım), hadi sıra sende!''diyerek türkü söyleme sırasını yanındaki arkadaşına bırakır... Çünkü Arguvanlı olupta türkü söyleyemeyen yok denecek kadar azdır.Bu sıra ile türkü söyleme, son kişiye kadar gider. Şayet türkü söyleyemeyen olur sa sıra kendisine gelmeye yakın bir muziplik yaparak sıradan kaçmaya çalışır ama arkadaşlarının ellerinden kurtulamaz, kısa da olsa bir türkü söyler ve böylece aklınca kurtulur! Türkü söyleyene bazen arkadaşları eşlik ederek özellikle türkünün nakarat kısmında adeta bir koro oluştururlar...

Türkü dinlerken duygulanan, efkarlanan Arguvanlı çok içten gelen bir sesle aboğğğğğğ aboğğğ diye bir seslenişte bulunarak hem türküden çok etkilendiğini belirtmiş hem de efkarını dışa vurmuş olur!!! Şayet türkü söyleyen çok içten söylüyor ve o anda dinleyenlerden biri de çok dertlenmiş ise bu defada yumruğunu göğsüne(döşüne) vurarak, aboğğğğğ aboğğğ çeker.

Şu bir gerçek ki, Arguvan türkülerini özüne uygun ve otantik tarzda en güzel Halpuzlular(Dolaylı mahallesi)söylüyor...! Bu durumu biz Arguvan da şöyle açıklıyoruz... Halpuz da dut çok ve bolca da pekmez yapıp yiyorlar,pekmez de seslerine iyi geliyor, seslerini açıyor. Halpuzlulara pekmezciler diyerek ten yarenlik ederiz! Buradan Halpuzlu dostlara da selam olsun. Hele hele Arguvan türkülerinde Halpuzlu Hacı Engüzel (Davulcu Hacı) başlı başına bir ekol. Hacı amcayı da selamlıyor, sağlıklı bir  yaşam diliyorum... Bir dörtlüğünü yazdığım Halpuz/Arguvan türküsünün şu sözlerine bakar mısınız:Ne kadar sade,içten ve essah... Berrak bir sevgi, bağlılık ve aşkın ifadesi...

 Halpuzun altında harman yeri var
 Sıktırmış kemeri ince beli var
 Ben o yari nerde olsa tanırım
 Şekerden gaymakdan datlı dili var......
aboğğğğğğ aboğğğ   
Not:Bu türküde geçen şekeri, pekmez olarak ta okumanızda bir sakınca yoktur yani!!!

Ayrıca Arguvan Türkülerini özüne bağlı ve otantik tarzda okuyan, Arguvan Türkülerinin yaygınlaşmasında,  sevilmesinde büyük emeği geçen sanatçılardan biri de,değerli hemşehrim, Erhan Yılmaz dır.Kendisini buradan selamlıyorum.Yazım,bir araştırma yazısı olsaydı bütün Arguvanlı sanatçıların ismini tek tek sıralardım çünkü çok sayıda Arguvanlı sanatçı var  ama  şu an zaman açısından bu olanaklı değil... Bu açıdan kimse kusura bakmasın ve sakın ola ki,yanlış anlamasın,aman,aman... Biz,hiçbir ayrım yapmadan bütün sanatçılarımızı seviyoruz,iyi ki varsınız ve türkülerimizi gönüllere taşımak için adeta bir'' kültür postacılığı'' yapıyorsunuz.Hepinize canı gönülden selamlarımı iletiyorum. Sağolun,varolun..Lütfen ama lütfen o onurlu mesleği yani'' kültür postacılığı'' nı bırakmayınız..Gerçi,siz bırakmak isteseniz de,türküler yakanızı bırakmaz!!!(Daha önce kimse telaffuz etmedi ise şayet,''kültür postacılığı''sözü bana ait...Kültür elçiliği söylemi var ama kültür postacılığı söylemi kullanılmıyor...)

 1954 yılında ilçe statüsü kazanan ARGUVAN,kendisini hem yurt içinde hem de yurt dışında türküleriyle ifade etmiştir...Bu ifadenin somut göstergesi ise 2003 yılından beri yapılan ULUSLARARASI ARGUVAN TÜRKÜ FESTİVALİ olmuştur. Ve bu tespitim  sosyolojik bir gerçekliktir!!!

Arguvanlı, kendi insanlarına,memleketine,toprağına bağlıdır.Gurbet ellerde çektiği hasret duygusunu,imkanları çerçevesinde memleketini ziyaret ederek bir ölçüde dindirmektedir!!!Festivalle birlikte,artık memleketine gelip hasret gidermek isteyen Arguvanlılar planını-tatilini festivale odaklamakta,festivale denk getirmektedir!

GURBETTEKİ ARGUVANLIYI ARGUVAN A,TÜRKÜLERİN YANIK SESİ VE TOPRAĞINA VEFA DUYGUSU ÇEKMEKTEDİR!!!

Arguvan türkülerinde sıkça ARGUVAN ve MALATYA adları geçer...Bu açıdan bakıldığında Arguvan türküleri, ARGUVAN ve MALATYA adını yurdun dört bir yanına,insanların yüreklerine taşımakta, yüreklerdeki ARGUVAN-MALATYA sevgisini türkülerin sevdasıyla büyüterek büyük bir tanıtım ve reklam rolünü üstlenmiş oluyor. Nedense bu hep gözardı ediliyor.Halbuki, bu tanıtım ve reklamı milyarlar harcasanız da türkülerin etkisi kadar bunu başaramazsınız. Çünkü türküler,kapitalizmden nefret eder ve eşitlikçidir ve mayasına kadar devrimcidir! Türküler halkın yanında,zalimin karşısındadır. İşte bu açıdan Türküler, ideallerin ve umutların, direncin, sevdanın, aydınlık yarınların kadim yoldaşıdır.. Bu açıdan türkülerin ve hele hele Arguvan Türkülerinin kadrini, kıymetini,değerini bilin!!! Bir memleketi yabancı bir insana o memleketin havası, suyu, taşı, toprağı, tarihi ve doğal güzelliği sevdirebilir ama hele hele o yabancı insan o memleketi türküleriyle sevmişse şayet,o insanın sevgi ve dostluğu daim olur ve baki kalır. Biz Arguvanlılar açısından bu düşünce, tecrübeyle sabittir!

Türküler ve hele de Arguvan türküleri,dostluğun,kardeşliğin,barışın.sevginin hoşgörünün, kucaklaşmanın, dayanışmanın, Anadolu nun, Mezopotamya nın,Trakya nın..Dünya nın adıdır!

Düşünsenize, geçmiş yıllarda festival de bir Amerikalı Bob Beer ingilizce değil, Arguvanca, Arguvan türküleri söyledi ve biz Arguvanlılar bundan büyük bir memnuniyet ve mutluluk duyduk.Bir Amerikalı nın Arguvan türküsü söylemesi, vay be!!! İnanılır gibi değil ama... Demek ki,Türkü Festivali çok şeye kadirmiş,insan yaşadıkça öğreniyor...

Bir Arguvan türküsü şöyle başlar:Gökteki yıldızı sayan olur mu?
Nasıl ki, gökteki yıldızları saymak olanaklı değilse, Arguvan türkülerini de saymak olanaklı değildir. Ne kadar sayarsak sayalım muhakkak ki bir eksiklik kalır. Ama maalesef sadece 100 e yakın Arguvan türküsü TRT repertuvarına girmiştir. Hala gün yüzü görmemiş türküler vardır ve bu açıdan Arguvan, derlemeciler açısından rezervi bol bir kaynaktır!

2015 yılında UNESCO (Birleşmiş Milletler Eğitim,Bilim ve Kültür örgütü) tarafından Arguvan Türküleri,''somut olmayan dünya kültür mirası''listesine alındı. Yani bundan sonra ARGUVAN TÜRKÜLERİ ulusal ve uluslararası alanda ''kültür mirası''bağlamında değerlendirilecek. Ama maalesef devletin/kültür bakanlığının, Arguvan türkülerininin yaygınlaştırılmasında ve Arguvan türkü festivali nin organizasyonuna maddi-manevi bir katkıları yoktur. Herhalde Arguvan türkülerinden ve deyişlerden korkuyorlar yada Arguvan ın sol ve alevi kimliğinden haz etmiyorlar!  Gerçi pekte önemli değil çünkü bizden ne kadar uzak dururlarsa biz kendi özümüzü de o ölçüde koruruz... Çünkü,halkın kültürü ve kültürel değerleri,devletin normlarını aşarak halkın öz bilincinde-duygusunda güzelliğini ve özünü yaşar!!!

  ''Türkü yakmak''söylemini duymuşsunuzdur! Bu söylem tam da Arguvan Türkülerini tanımlar niteliktedir. Arguvan da türkü yazılmaz, yakılır... Arguvanlı yandığı için yanarak türkü yakar. Arguvanlı, yaşamının her boyutunu... yoksulluğunu, perişanlığını, ezilmişliğini, çaresizliğini, derdini, kederini, yalnızlığını, hüznünü, umudunu, umutsuzluğunu, sevdasını, dhasretini...türkülerine yansıtır. Türkülerle dertleşir, türkülerle güler, türkülerle ağlar. İnsanı etkileyen/duygulandıran dokunaklı türkülere Arguvan da ''dertli makam''da denilir... Arguvan Türküleri her ne kadar ahlı amanlı yani dertli makamda olsa da yine de Arguvanlı için adeta bir ilaçtır,''Derman arardım derdime, derdim bana derman imiş''sözünde olduğu gibi...

Arguvanlı, türkü olmadan,türküler de Arguvanlı olmadan yaşayamaz düşüncesindeyim ve aslında haksız da değilim yani!!! Arguvan onun için TÜRKÜ DİYARI, onun için TÜRKÜ GÖZESİ (kaynağı) ve hatta TÜRKÜLERİN BAŞKENTİ diye anılır... Bu nitelendirmeler boşa değildir, ezbere değildir, dil alışkanlığı değildir. Bu bir gerçekliğin Arguvan a iadesidir... Arguvanlı için türkü söylemek yada dinlemek yemek-içmek kadar, nefes almak kadar doğal hatta olmazsa olmaz ihtiyaçlardan biridir...
 
 Arguvan Türküleri içinde özel bir yere sahip olan ve Alevi-Bektaşi inançsal kültür ve geleneği yansıtan,alevi dedelerin üretmiş oldukları''deyiş''türü türkülerde vardır.Bu deyiş türü türküler daha çok CEM de zakirler tarafından çalınır-söylenir ve kardeşlik içerisinde SEMAH dönülür.Semah,bir seyir oyunu değil, Alevi-Bektaşi inancının teolojik/ folklorik tarzda bir tezahürüdür...Arguvan nüfusunun  çoğunluğu alevi olduğundan ''deyiş''türü türküler daha bir içten söylenir yada huşu içinde dinlenir.Arguvan da ''deyiş''türü Türkülere ''Dede Makamı''da denilmektedir. Bu makamdan örnek verecek olursak tabi ki önce aklımıza Derviş Muhammet gelir doğal olarak...

Arguvan ın en eski ve en büyük aşıklarından biri olan Derviş Muhammet,1755 yılında, Arguvan-İsaköy de doğmuştur. Şimdi Derviş Muhammet ten bir dörtlük deyiş:
 Aşktır anamız atamız
 Aşktır ceddimiz ötemiz
 Aşktan geliyor gıdamız
 Yanarız büryan oluruz
 

 Arguvan türkülerinde ana unsur SİTEM'dir. Sitemde,bir öfke,kırgınlık olsa da,bir yakarış/yalvarışta vardır!!!Arguvan Türkülerinde sitem,gönül kırgınlığının,çaresizliğin ve buna bağlı olarak bir isyanın çığlığı vardır.Bu sitem,bu isyan, nazı geçtiklerine ve zor yaşam koşullarına dır!!!  Arguvanlı, derdini, meramını türkülerle anlatır... Yüreğinin sesini, türkülerin dokunaklı ve yanık sesiyle bütünleştirerek duygularını ifade eder Arguvanlı. Çünkü Arguvanlı, yürek ve zihinsel üretimde maharetlidir, hünerlidir, üretkendir, emekçidir... Bir çok sanatçı, Arguvan Türkülerinden nemalandı ve halada nemalanmaya devam ediyorlar! Biz de diyoruz ki, yeter ki, düzgün ve özüne uygun okuyarak, türkülerimizi yedi buçuk milyar insanın gönüllerine nakşetsinler, İşte o zaman Arguvan’ca söylemle deriz ki,helali hoş olsun...

Arguvan Türkülerinde neye sitem edilmez ki... Kendine, yare, eşe-dosta, akrabaya, gurbet ellere, yollara, dağa, dereye, çaya, ırmağa, havaya, suya, yağan yağmura, yağan kara, esen rüzgara, yele, yokluğa, yoksulluğa, yaylaya, konağa, tırpana, orağa, yaza, kışa, uçan kuşa...

Türküler, Arguvanlı nın özüdür, sözüdür. Arguvan Türküleri, bire bir yaşanmışlığın doğaçlama olarak yürek çığlığı ile ifadesidir.

Arguvan Türküleri nasıl yakılır? Misansen olarak ve sosyo-psikolojik okumalarla, örneklerle anlatayım,Arguvan türkülerinin nasıl yakıldığını.... Anlatacağım bu örnekler gerçek olabileceği gibi, ki, gerçek olma olasılığı çok yüksektir ama gerçekle örtüşmeyebilir de!

Arguvanlı, gurbet ele giderken bir cılga yoldan geçer, gediği aşar, içine kor ateş düşer, bağrı yanar ve oturur bir köşeye türkü söyler, ağlar da ağlar!
  ''Şu gedikten aşırdılar yolumu''diye yollara sitem eder...

 Mevsim kıştır ve Arguvanlı nın yari gurbettedir.Yarinin hasreti bağrını ezmektedir ve nihayet yari yola çıkmıştır ama bu esnada yoğun bir kar yağışı da başlamıştır!
 Arguvanlı,''Yağma karlar yağma yollar kapanır''diye kar a sitem eder.

Arguvanlı, yarini bekler ama aylar, yıllar geçer, mevsimler değişir yar bir türlü gelmez... Bunun üzerine:''Yine bahar geldi yarim gelmedi''diye yarine sitem eder...

Arguvanlının sevdası başından aşmıştır ve sevdiği ile bahçede buluşma kararı almışlardır ama bir türlü bahçeye giremez ve:''Bağlarına giremedim gazelden''diye yaprağa/gazele sitem eder.

Arguvanlı, eşini dostunu terk eder, hısım-akrabayla arayı açar ve çekip gurbet ellere gider ama orada da garipliği yaşar ve:''Yalınızım bu ellerde/beni bilmeyen dillerde''diyerekten yalnızlığa sitem eder.

Arguvanlı, yarine öyle hasret kalmıştır ki,yari burnunda tüter ve yarin kokusunu getirmeyen ürüzger e(rüzgar):''N'olur bir defa da es deli deli''diye rüzgara sitem eder.

Arguvanlı, kendisini sefalet içinde süründüren, imanını gevreten, boynunu büken ve namert e muhtaç eden yoksulluğa:''Büktün bellerimi zalım yoksulluk!''diye sitem eder.

Arguvanlı, halden bilmeyen, derdini anlamayan ve kendisini kınayan ellere:''Benim bu derdimi deşmeyin eller''diye sitem eder.

Arguvanlı, eşini-çocuklarını üzmüş ve dostlarını kırmıştır:''Lal olaydı bu dillerim''diye diline sitem eder.

Arguvanlı, yârinin yüzünü solduran güneşe:''Güneşe söyleyin erken doğmasın/Nazlı yar yoldadır benzi solmasın''diye güneşe sitem eder.

Arguvanlı,yarini gurbet ele yolcu eder(yollar),içi kan ağlar ama bir türlü gözlerinden yaş dökülmez ve bunun üzerine:''Ağlasana ey muhannet gözlerim''diye gözlerine sitem eder.

Arguvanlı, sevdiğini elinden alarak kendisini yarsız ve yarım bırakan ölüme:''Yarsız yaşayamam al bu canımı''diye sitem eder.

Arguvanlı, sevdiğini kendisine vermeyen, kendisini hakir gören ve sevdanın dilinden anlamayan sevdiğinin ana-babasına:''Ne zalimmiş senin ananla baban''diye sitem eder.

Arguvanlı, gurbetten gelecek olan yârini beklemektedir ama karlı dağlar geçit vermez ve bunun üzerine:''N'olur karlı dağlar yol ver yârime''diye karlı dağlara sitem eder.

Bu örnekleri çoğaltabiliriz.Burada bilmenizi istediğim şudur ki,Arguvan Türküleri kesinlikle bir yaşanmışlığın ve o anki yoğun duyguların depreşimiyle oluşan,insanın her halini yansıtan bir haykırış,bir çığlıktır!Türküler sözünde,Arguvanlı ise sesinde bu çığlığın derdini yaşar,dinleyenleri ise derdine ortak eder...

 Sizlerde bilirsiniz ki,Arguvan Türküleri ni bir köşe yazısı içinde kapsamlı ve ayrıntılı olarak anlatmak mümkün değildir...Bu açıdan sizlere Arguvan Türküleri ile ilgili kapsamlı bir kitap önerisinde bulunayım.Bu kitapta hem Arguvan Türküleri hem de türkülerin öyküleri mevcut.Bu kitabı sizlere şiddetle öneriyorum!!!   Bu kitabı yazan ve Arguvan Türkülerinin gelecek kuşaklara aktarılmasında bir misyon üstlenmiş olan sayın Hüseyin Şahin(Morhamam/Arguvanlı) ve sayın Süleyman Özerol(Ballıkaya/Mezirme-Hekimhanlı) arkadaşların emeklerine, yüreklerine sağlık diyor ve buradan kendilerini muhabbetle selamlıyorum...

 ----------------------------------------------------------
 ARGUVAN TÜRKÜLERİ-HALKBİLİMSEL BİR ARAŞTIRMA DENEMESİ=HÜSEYİN ŞAHİN&SÜLEYMAN ÖZEROL
 ---------------------------------------------------------
İlk defa 2003 yılında yapılan Arguvan Türkü Festivali ni uluslararası boyuta yükselterek bugünlere taşıyan,emeklerini esirgemeyen,gelmiş-geçmiş bütün Belediye,Vakıf ve Dernek başkanlarına-yöneticilerine,Kaymakamlara;30-31 temmuz 2016 tarihinde düzenlenecek olan,12.Uluslararası Arguvan Türkü Festivali'nin çalışmasını yürüten Arguvan Belediye Başkanı sayın Mehmet Kızıldaş a,Arguvan ve Köyleri Eğitim,Kültür Vakfı Başkanı sayın Hasan Aydın a ve emeği geçen herkese şahsım ve bir Arguvanlı olarak,Arguvanlılar adına teşekkür ederim.... Sağolun,varolun .... Ve HER ŞEY ARGUVAN İÇİN şiarından ayrılmayın!!! Dileğimle selamlarımı iletiyorum.

 Arguvan Türkü örneklerini seçmekte inanın ki zorlandım. Buraya sadece bir tane örnek alacağım... Diğer türküleri hem önermiş olduğum kitaptan okursunuz hem de gün içinde bolca Arguvan Türküleri dinlersiniz! Aman ha türküsüz kalmayın yoksa yüreğinizin yağı erimez. Benden söylemesi, sonra demedi, demeyin!

 Naçizane ben de şiir yazmaktayım.Hem uyaklı/ölçülü hem de serbest tarz da şiir yazıyorum.Şiirlerimin çoğu türkü formunda olup CANIM ARGUVAN adlı şiirimi,hemşehrim ve dostum,sanatçı Müslüm Bozkurt besteleyip-yorumladı ve de Yeutube(yutup) da var...Dinlersiniz artık!

Sizleri, Arguvan türküsü ve yazmış olduğum şiirimle baş başa bırakırken her zaman olduğu gibi diyorum ki, Umut ta kalın,dirençli olun...     Ve bu defa  bir ekleme yapayım:TÜRKÜLER YOLDAŞINIZ OLSUN!!!

 BERİ GEL BERİ DE BOYU GÜZELİM
 Beri gel beri de boyu güzelim
 Alma yanağında kaldı nazarım
 Yol üstüne kazın benim mezarım
 Yar gelip geçtikçe bana can gelir
***
 Armut ağacına yaslanmayasın
 Yarim var diye de güvenmeyesin
 El gızı dediğin uçan bir guştur
 Sakın sözlerine inanmayasın
 ***
 ARGUVAN ın yolu tozdur dumandır
 Bizi böyle eden ahdır amandır
 Gidiyorum geleceğim gümandır
 Nasıl oldu bizi gurbet ele saldılar
 
**
Beri gel beri gel ben adam yemem
Saklarım sırrını ellere demem
Ellerin yarine benimsin demem
 Benim dersem şu yüreğim sızılar
        (ARGUVAN TÜRKÜSÜ)

        ---------------------------------

  ÖZÜM ARGUVAN
 Her temmuz ayında yolum bellidir
 Kaç defa giderim daha kim bilir
 Yolumu gözleyen anam sevinir
 Baba yurdu benim ÖZÜM ARGUVAN
 ***
 Temmuzda gurbeti sere veririm
 Dostluğum bakidir değer bilirim
 Sana kem bakanı hemen silirim
 Baba yurdu benim ÖZÜM ARGUVAN
 ***
 Yalçıni bir nefer Arguvan için
 Gülmedi toprağım ağlıyor niçin
 Alevi ve solcu olmak mı suçun
 Baba yurdu benim ÖZÜM ARGUVAN
 HÜSEYİN YALÇIN(YALÇINİ)
 
Kaynak: Hüseyin Yalçın
banner47
İlgili Galeriler
Anahtar Kelimeler
İlgili Haberler

banner40

banner45

banner39

banner44

banner56

ARGUVAN’A VARDIM
Arguvan’a vardım daha eridi

Haberi Oku