27-28 Temmuz 2019'da 14'üncüsü yapılan "Uluslararası Arguvan Türkü Festivali" ve bugüne kadar yapılmış olan festivallere  ilişkin genel  gözlemlerimi,tespitlerimi ve değerlendirmelerimi  sizlerle  paylaşmak istiyorum.

  Arguvan,Malatya'ya bağlı küçük bir ilçe.Denilir ki,adı kendisinden büyük,adı ülke sınırlarını aşmış bir ilçe.1954 yılında ilçe olmasına rağmen 65 yıldır hak ettiği bir konuma gel(e)medi.Hâlâ dışarıya göç vermekte ve her geçen yıl nüfusu azalmaktadır.Genç nüfus oranı ise sürekli düşmektedir. Çalışmak,yaşamını idame ettirmek için zorunlu olarak gurbet ellere giden,oralarda bir iş ve sosyal çevre edinerek düzenini kuran insanlarımızın çoğu da emekli olduktan sonra Arguvan'a dönmüyorlar ki,belli gerekçeler açısından haklılar.

  2003 yılında başlayan Arguvan türkü festivali daha sonraki yıllar içerisinde "uluslararası”düzeye ulaşdı ve geleneksel hale geldi. Şu bir gerçek ki, 1954 yılında ilçe statüsü kazanan Arguvan’ın hem yurt içinde hem de yurt dışında tanınmasında en büyük etken türkü festivali olmuştur. Festival, Arguvan’ın tanınmasında olduğu kadar, türkülerinin de kamuoyunca tanınmasını ve sevilmesini sağlamıştır. Günümüzde Arguvan artık “Türkü Diyarı”, “Türkü Başkenti”, “Türkü Gözesi” (kaynağı) olarak anılmaktadır.

   Arguvan, Malatya’nın küçük bir ilçesidir ama aslında nüfusu çoktur. Çünkü yurt içi ve yurt dışı göçler nedeniyle nüfusun büyük bir kısmı dışarıda gurbet ellerde,yad ellerde yaşamaktadır. Arguvanlı; kendi insanlarına, memleketine, toprağına, kültürüne bağlıdır. Bunun somut tezahürünü zaten festivalde görmekteyiz. Arguvanlı, gurbet ellerde çektiği hasret duygusunu, imkanları çerçevesinde memleketini ziyaret ederek bir ölçüde dindirmektedir. Festivalin yapılır olması nedeniyle artık dışarıdaki Arguvanlılar planını-tatilini festivale odaklamakta, festivale denk getirmektedir. Bu durum ise haliyle festivale katılım ve yoğunluğu artırmaktadır. Arguvanlıyı, Arguvan’a türkülerin yanık sesi ve toprağına vefa duygusu çekmektedir!

   Festival;bir araya gelmek, ortak kültürel değerlerde duygudaşlık yapmak,görüşmek, eğlenmek, nostaljik duygu içinde geçmişi yad etmek,arkadaşlık ve dostlukları geliştirip baki kılmak ve daha da önemlisi Türkülerin rehberliğinde kendi toplumsal – kültürel özünü yaşamanın bir vesilesine dönüşmüştür.

   Arguvan,Alevi-Sol kimliğe sahip olması nedeniyle,festivale  katılacak sanatçılar, panel konusu ve panalistler genelde bu bağlamda belirlenmektedir. Örneğin, geçmiş festivallerde Grup Yorum ve panelistlerden Hrant Dink'in olması gibi. Bu vesileyle Hrant Dink’i saygıyla anıyorum.

   Arguvan'da Türk,Kürt Alevi,Sünni hiçbir etnik ve mezhep farkı gözetmeden barış ortamında,kardeşlik düşüncesi,duygusu ile birlik-beraberlik içinde yaşamaktadır.Bunun en güzel örneği de Türkü Festivali'ndeki etkinlikler de  oluşan ortak düşünceler ve duygular ile sergilenen davranışlardır.Türkçe ya da Kürtçe söylenen hüzünlü bir Türküde hüzünlenmek;hareketli bir Türkçe ya da Kürtçe bir Türküde beraber halay çekmek gibi...Bu da gösteriyor ki,ortak/kollektif kültürel,sanatsal etkinlikler ve hele de Türküler,insanlar hangi ırka,milliyete,dine,mezhebe aidiyet duygusuyla bağlı olursa olsun,gönüllerden gönüllere köprüler kuruyor,insanlar o köprüde yola revan oluyorlar.

  Her yıl Nazım Hikmet Meydanı’nda yapılan festivalde adım atacak yer bulunmadığı gibi, cadde ve parklarda büyük bir insan kalabalığı  oluşmaktadır. Arguvan türkü festivali sadece türkü dinlemek bağlamında bir etkinlik değildir. Festival kapsamında paneller, tiyatro,resim,fotoğraf,karikatür  sergileri, kitap ve  müzik albümü imza günleri, köy gezileri gibi etkinliklerde olmaktadır. Bir araya gelen, muhabbet eden, eğlenen arkadaşlar-dostlar, Arguvan'ın kültüründe olduğu gibi mekânlarda ya da kıyıda – köşede mütevazi bir şekilde içki de içmektedirler! Onbinlerce insan olduğu halde birkaç istisna dışında ki,onlarda Arguvanlı değildir! bolca içki içilmesine rağmen tatsız bir olay ve taşkınlık yaşanmıyor.

   Bir toplum kendi kültürünü ancak kuşaktan kuşağa aktarmak suretiyle yaşatabilir.Bu aktarımda en etkili yöntem,doğrudan o toplumun bireylerine dokunan kollektif kültürel etkinliklerdir.
Hem kültürel unsurlar yozlaştırılmadan otantik olarak aktarılır hem de bu aktarım kalıcı olur.İşte "Uluslararası Arguvan Türkü Festivali"de böyle bir işleve sahiptir.Festivale katılan Arguvanlılar ve Arguvan dostları,birinci ağızlardan ya da yörenin şive ve ağzına vakıf olan Türkü okuyucularından, sanatçılardan, yüzyıllar içinde bugünlere kadar getirilmiş olan,her biri yaşanmışlığın taaa kendisi olan Türküleri dinleyerek,eşlik ederek hüzün ve neşe arasında binbir duygu yaşayarak bir kaynaşma ile birlikle hareket etmenin de hazzına varmaktalar.Bu açıdan "Türküler özümüz,sözümüzdür"
Arguvan Türküleri üzerine yazmış olduğum bir makalede,Arguvan Türkülerini şöyle tanımlamıştım:
"Yüreğinin derdini,diline yükleyenlerin çığlığıdır Arguvan Türküleri"

    Şunu da belirtmek isterim ki,Arguvan'da her yıl yapılan ve geleneksel hale dönüşmüş olan "Uluslararası Arguvan Türkü Festivali" hem Türkiye'de hem de dünyada bir ilk olma özelliğine de sahip. Ülkemizde ve dünyada bir ürün ile ilgili ya da kültür-sanat ile ilgili sayısız Festival/Şenlik var ama sadece "Türkü" adıyla bir festival yok.

   2014 yılında Hollywood'da "Exodus:Tanrılar ve Krallar" filminde,Hz.Musa'nın düğün sahnesinde bir Arguvan Türküsü olan ve "Bir gün şu dünyadan göçüp gidersem"ile başlayan "Sunam"çalıyor.

   Birleşmiş Milletler Eğitim,Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Arguvan Türküleri'ni "Somut olmayan Dünya Kültür Mirası" listesine aldı.Arguvan Türküleri artık ulusal ve uluslararası alanda "Kültür Mirası"bağlamında değerlendirilecek.

   Ayrıca,TRT Repertuarına girmiş olan onlarca Arguvan Türküsü de var.

   Türkü Festivali'nin dışında,Arguvan ve Köyleri Eğitim Kültür Vakfı tarafından organize edilen ve her yıl Nisan ayında Istanbul Yeditepe Üniversitesi'nde yapılan "Arguvan Türküleri Ses Yarışması"da var.Bu yıl 19'uncusu yapıldı. 
Her bölgeden katılan yarışmacılar en az bir tane Arguvan Türküsü söylüyor ve müzik otoritelerinden,THM Sanatçılarından oluşan  juri üyelerinin puanlaması ile dereceler oluşuyor. Birinci olan yarışmacı da Türkü Festivali'nde sahne alıyor.
"Arguvan Türküleri ses Yarışması" hem Festivali besleyen bir kaynak olurken hem de Arguvan Türkülerinin daha geniş kesimler tarafından tanınması ve sevilmesi işlevini de yerine getiriyor diyebiliriz.

   Arguvan Türkü Festivali,"Nazım Hikmet Meydanı"nda yapılıyor.Ekim 2016'da yazmış olduğum bir makalede,bu meydana Nazım Hikmet'in Heykelinin dikilmesi önerisini basın yoluyla Arguvan Belediye Başkanı Sayın Mehmet Kızıldaş'a ilettim ve 2 yıl sonra yani geçen yıl Nazım Hikmet Heykeli meydana dikildi;13.Uluslararası Arguvan Türkü Festivali kapsamında açılışı yapıldı.Bu heykelin yapılmasında fikri proje sahibi olmaktan büyük bir onur ve gurur duyuyorum...

   Sizleri büyük usta Nazım Hikmet'in "Türküler" şiiri ile başbaşa bırakıyorum.

Umutta kalın,dirençli olun.

"İnsanların türküleri kendilerinden güzel.
kendilerinden umutlu, 
kendilerinden kederli, 
daha uzun ömürlü kendilerinden. 
Sevdim,insanlardan çok türkülerini. 
İnsansız yaşayabildim
türküsüz hiçbir zaman. 
Hiçbir zaman beni aldatmadı türküler de. 
Türküleri anladım hangi dilden söylenirse söylersin. 
Bu dünyada yiyip içtiklerimin, 
gezip tozduklarımın, 
görüp işittiklerimin, 
dokunduklarımın,anladıklarımın
hiçbiri,hiçbiri
beni bahtiyar etmedi türküler kadar"

Hüseyin YALÇIN (Sosyolog)


Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner45

banner39

banner44

banner56