Ziyaretçi Defteri

Ad Soyad

E-Mail

Şehir

Yorum

Misafir Avatar
Ali RIZA UĞURLU (Almanya) 9 yıl önce

ÖLDÜĞÜM ZAMAN Bendeki bu beni, bana da sordum İnsandaki sırrı, sezdiğim zaman Ay da dolaşanlar, onlar da bizden Anladım özüme, döndüğüm zaman İlim diyen Hünkâr, haklı mı haklı Keramet marifet, iç içe saklı Ruh mu derler ona, tene odaklı Göründüm aleme, gezdiğim zaman Üç´ü bir de gördüm, biri yokladım Girdim o pazara, hiç de korkmadım Kendinden habersiz, varsa uymadım Aklımın yönünü, yazdığım zaman Ali Rıza´m, yoldaş oldum ben bana Gahi kışa daldım, gahi dumana Dolaştım dünyayı, deli divana Seyrettim ben ben,i öldüğüm zaman Saygılarımla.

Misafir Avatar
GÜLNUR ÖRENGÜL (İST) 9 yıl önce

BENCE GEÇ BİLE KALINDI YAKIŞIR VALLA EN İYİSİNİ BAŞARACAĞINDAN EMİNİM HADİ HAYIRLISI

Misafir Avatar
Ali RIZA UĞURLU (Almanya) 9 yıl önce

ACISINI PAYLAŞIYORUZ Anadolumuzun türkülerinde uslup ve yorumuyla sevilen değerli sanatçımız ''KIVIRCIK ALİ''NİN'' bir kaza sonucu zamansız ani ve acılı ölümü bizlerde derin üzüntü yaratmıştır. Vefa götürmez bu hakikatın arkasından gereken iki sözden başka da bir şeyler demenin bir fayda getirmeyeceğine hep tanık olduk ve inanmışızdır... Değerli sanatçımızın acısını tüm yakınları ve ailesiyle paylaşıyor, kendisine yüce Mevla dan rahmet diliyoruz. Ali Rıza UĞURLU

Misafir Avatar
Sevgi Bayram 9 yıl önce

Kemal abi , sana aynen katılıyorum. Yaşasın Eymir Köyü Muhtarı.

Misafir Avatar
huseyin can (reuztlingen) 9 yıl önce

slm simdi kurban kesmenin hayvana eziyet oldugunu soyluyor profosor belkide dr bilmiyorum her neysese ben muslumanim.siz beyaz et ve kirmizi et yemiyormusunuz bunlar toprakta yetismiyor ozaman insanlik hayvanlara eziyet diye et yemesin sizin soylediginizden bu anlasiliyor kimsenin dinine dil uzatmayin ben ilk okul mezunu yum su yazdigima bir cevp verin sizi hakli bulim et yemeyi nasil onlersiniz dunyada soyleyin

Misafir Avatar
Ali RIZA UĞURLU (Almanya) 9 yıl önce

GÜN GİTTİ YA ANI KALIRMIŞ Şu an 3.12. 2010 tarihinden beri Almanya’dayız. Aslında bazı sene her yıl, bazen de emekli olmam nedeniyle iki yılda bir bu diyarı gurbeti gelip görüp ilaçlarımızı da alıp döneriz, bu sene yine öyle olacak… 27.Mart 1969 Almanya’’ya ucuz iş gücü olarak gelen Türkiye li birisi olarak bir anımı dostlarla paylaşayım istedim… Karlı kışı sert, Aralık ayının ikinci haftası olacak. Bir müzik meslek okulunun düzenlediği gösteriye gitmem soruldu. O gurupta 9 yaşında torunum ‘’İlke Can’’ da grupta ditarıyla sahne alacak dendi … Çocuklar gelir misin dedi? Ne demek, hem de sevinerek dedim. Oğlum Derviş aldı bizleri, arabasına yol ve sokaklar malum, medyada da duyurulduğu gibi alabildiğine kar. Derviş döne döne vardı ki, orası 1978 den önemli bir anım olan tiyatro salonu… Yıl 1978. 14 Nisan ‘’Baba Mahsuni’yi konser için davet edip hazırlattığım Delmenhorst’ un modern tiyatro salonu… Siz olun da durup dalıp duygulanmadan edin, oturup elinizi çenenize atıp ‘’ta o saatlere gidip dönüp gelmeyin… Bulunduğumuz il Almanya’’nın ‘’Bremen, Oldenburg, Osnenbrük üçkeninde yeşil ve 3 bin den fazla Türkiyeli nin de yaşadığı 80 Bin nüfuslu ‘’Niedersaksın Eyaletine bağlı şirin bir il, ‘’Delmenhorst… Burada ilk olarak bir Türk derneğini hemen ondan bir yıl önce, 1977 de biz kurmuştuk… ‘’Delmenhorst Ve Çevresi Türk İşçileri Derneği ‘’DTİD’’ Her neyse, ilk başkan olarak da ben görevdeyim… Dedim ya, 32 yıl evvel, 1978 2, Milliyetçi Cepe’’nin iktidar yılları, yani, Türkiye de kardeş kavgasının uykuları haram ettiği dönem… Baba Mahsuni’ nin On Bir kişilik kadrosuyla o geceyi biz bize sofra sohbetiyle uğurladık, ikinci akşam saat 18.00 de Büyük Ozan Mahsuni Babayı etraf bazı illerden de gelip sabırsızlıkla bekleyen büyük bir kalabalık la salonu doldurduk… -Baba Mahsuni, Aşık Ali Nurşani, A.Rıza Aslan doğan, larla odasında vereceği konserin hazırlıklarını yaparken ‘’Ben o sahnede işte o dönemin MC sini anlatıyorum… Neler neler, hangi aydın cana kıyılmadı ki o yıllar? Ülkenin çağdaş bir hukuk devleti olmasının önünü kesip kardeş kavgasını ateşleyenlerin 12 Eylül e davet hazırlıklarını yaptığı kötü yıllar… Bremen ve çevresinden katılan Mahsuni hayranlarının salonu şişiren o coşkuları gözlerimin önüne gelip yüzlerimi ıslatıp ıslatıp gitti… İzleyicilerden pazarlanıp getirilen arda kalan ilk kuşaktan şu günlerde deyim yerindeyse çıra da yaksa adam zor bulabilir… - 2. Ocak 2011 o gün Delmenhorst da Türklerin 1970 yıllarında adını ‘’Hürriyet Spor’’ koyup kurdukları kulüplerini ziyaret ettim. Sadece sağlıklarına gerekli olan ilaç ihtiyaçları için bağlanıp kalan 50 kadar ‘’çoğu emekli’’ insanımızı masalarına kapanmış kağıt oynarken selamladım… Aha da geldi diyenler oldu. Eh işte, geride bırakılan 50 yıldan tek kelime bile dilimize getiremeden, ‘’filan öldü, oda öldü, bu da öldü’’ leri konuşup anmakla geçti birkaç saatimiz… Rahmetle andığımız o insanlarımızdan çoğu, ağır iş koşullarında yıpranıp, ya da kaza kurbanı olarak yaşama erken veda edenlerdi… -Kimlerin umurunda ki, işte büyük devlet dedikleri ülkenin kendi insanlarıydı bunlar. .. Ucuz iş gücü alın götürün kemiği bizden, demekten öteye, kuruş kuruş ‘’alın teri karşılığı birikimleri’’ tamı tamına 50 yıldır, içi boş vaadlerle ‘’vatan millet Sakarya’’ deyip ellerinden alındı… Şimdiyse, İkinci kuşak da yaşlandı, geriden gelecek olan her kuşakta anlaşılan Türkiye’’nin değişmez emek sömürme politikalarına malzeme olmaktan yakayı alamayacaktır… -Konsolosluk pasaport harçlarını yine artırmış. Hay sağ olalar dedim, tamı tamına ‘’yarım asır’’ bu insanları soydukları demek yetmedi… -Almanlar bu harç alma olayını kaldıralı tam 32 yıl oldu. Deniz Feneri denen örgütün soygunu, devletin bu garibanların sırtından soyduklarının belki de en küçüğüdür diyebiliriz… Saygılarımla.

Misafir Avatar
Kemal ŞAHİN (Ankara) 9 yıl önce

Uru'nun Kışı Ali Özçeliğin yazısını okudum,Urunun düzünde kışın o soğukda yürümenin nekadar zor olduğunu çok iyi bilirim,oradaki bir yolcuyu arabasına alarak İnsanlığın Ölmediğini bize öğreten Eymir Köyü Muhtarı Sayın Abdullah Tatar'ı yürekten kutluyorum. Kemal ŞAHİN (Eymirli)

Misafir Avatar
Yusuf Aslan (malatya / fethiye) 9 yıl önce

UTANMAZ.! Sanki bu dünyayı münkir yaratmış Gahar yaradana atar utanmaz. Anladımki mismil değil mındarmış Hileyi hilafı katar utanmaz. Her dilden bir dili öğrenmiş mındar Bir mürşide varıp vermemiş ikrar Haklı çıkmak için dünyayı yakar Haklı haksız demez çatar utanmaz. Keyf alır vicdansız her malamattan Bir eksik tarafı var, imalattan Ne kuldan utanır nede Allahtan Mümini müslümi satar utanmaz. O ne bilir EhliBeytin aslını Hüseyinden uzak tutar neslini Allahı bilmeyen bilmez nefsini Helede yezitten beter utanmaz. İbret almaz fravunun halından Uzak durmaz havya ile taguttan Elcurriye benzer gılafatından Birde aslan gibi kükrer utanmaz. Gahıp insanlığa buğuz edersen İnsanlıktan uzak şeytani ersen Kul Yusuf el gibi sende tükürsen Nisan yağmuru der güler utanmaz.? Söz: Yusuf Aslan. Malatya / Fethiye.

Misafir Avatar
Ali ÖZÇELİK (Ankara) 9 yıl önce

Malatya'da İsmet İnönü Paneli Aşti de Öykü ile karşılaştık,onu Annesi ve Babası yolluyordu beni de Yücel Adıgüzel,Öykü ile Roman gibi Ankara -Malatya yolculuğu yaptık.O Malatyada kaldı ben Köye geçtim.Sabah taksi çağırmak için ahizeyi kaldırdığımda Allah Kahretsin! çevir sesi bir türlü gelmiyor,tepeye çıkıp oradan cep telefonuyla taksi çağırmayı planladım ama tepede cep telefonumdaki "servis yok" yazısını okuyunca şok oldum.Yerler kar, hava soğuk ve yoğun bir sis var,bir saatlik yürüyüşden sonra Çavuş Gediğine vardım. Arguvan 4 km yazan levhanın oradan yürürken tam beş adet araç yanımdan hızla geçti ama altıncı araç durdu;Eymir Köyü Muhtarı Abdullah Tatar,Muhtar birde fırça attı"Yahu kardeşim! bu kışta kıyamatta adam yüzünü gözünü sarmazmı ". Salonda coşkulu bir kalabalık vardı,sunucu serap güzel bir sunum yaptı paneli Veli Ağbaba yönetti,Gülsün Bilgehan ile Altan Öymen sık sık alkışlandı,Mevlüt Aslanoğlu,Muharrem Kılıç,Celal Ünver ve Hüseyin Taştan oradaydılar. Herkese Mutlu Yıllar.

Misafir Avatar
Ahmet KAYA (Türkiye) 9 yıl önce

İstanbul Göçeruşağı Köyü Derneği Başkanlığına yeniden seçilen sayın Hakkı GENÇ'i kutluyor, çalışmalarında başarılar diliyorum. Ahmet KAYA

Misafir Avatar
Ali RIZA UĞURLU (Almanya) 9 yıl önce

YENİ BİR YILA GİRERKEN 2010 yılını geride bırakırken mutlu ve memnun ayrıldığımızı diyemeyiz. Elbette ki, hesap ve programlarıyla bir de ‘’yıl yeni deyip’’ balıklamasına dalanlar olacak … Birileri Ay’dan yıldızlarda neler oluyor, hesaplarını yaparken, son yıllarda, üstünde insan ve her canlının yaşadığı bu ‘’küçük kara yuvarlakta’’ sistemin niçin çağdaşlaşmadığı, ‘’ 2011 yeni bir yıl ise’’ sorulmalıdır diyoruz … Geçmişte olduğu gibi; kendi soydaşlarından her önlerine gelene ‘’yeni yılın kutlu olsun deyip lafla geçiştirilecekse, o yıl ‘’ömre yaş sayılan kötü bir yıl olaraktan başka da bir şey ifade etmez… Ya da; böyle gelmiş böyle gitsin, her ilde bir bilim yuvası ‘’ÜNİ’’ den söz edilirken, siyasette ‘’Din Irk gibi, ilkel duygu sömürü politikalarının yapıldığı yerde, ‘’ne yıllar ve ne de çağ yenilenmiş olur… İşte örneği; Kesin, hiçbir şehit unutulmayacak ya, ‘’300 haftadır yakınlarının nerede olduğunu soran ‘’cumartesi annelerine de, gidip yeni yılınız kutlu olsun deyin… ‘’Lafla ‘’yılları kutlu, kendilerini mutlu etmiş olabilecek misiniz? İktidar 12 Haziran 2011 de seneyi tam da ‘’orta yerden bölüp’’ ülkeyi genel seçimlere hazırladı … Ancak, olanca sorunlar bir tarafa bırakılıp, boş keseden kulakları patlatırcasına, sokakların şişirilip taşırıldığı yıllarda, verilen sözler unutulmamış olsa gerek … 2011 yılı bir avuç mutlunun mutluluğu yerine, herkes için, yoksulluğun tarihe gömüldüğü, asıl barışın gerçekleşeceğini ‘’paylaştığım duygularımla, tüm insanlık aleminin 2011 yılını yürekten kutluyor sevgi, saygı ve muhabbetlerimle nice güzel yıllara diliyorum. -Ali RIZA UĞURLU-

Misafir Avatar
Ali ÖZÇELİK (ANKARA) 9 yıl önce

ANKARA'DA AŞURE LOKMASI 19 Aralık pazar günü Basak Köyü Dernek Başkanı Mehmet bey'in düzenlemiş olduğu lokmaya,Ankara Arguvanlılar Derneği olarak biz başkanla birlikte dört kişi katıldık.Belediye Başkanı Hüseyin Taştan Arguvandan gelmişti,sanatçı Muharrem Temiz ile bir dönem önceki Milletvekili Muharrem Kılıç da orada bulunuyorlardı.Malatyalı Sivil Toplum Kuruluşlarından ise:Yakup Demir,Kamil Göksu,Celal Karadağ,Haydar Bal, Ali Özdemir ile birlikte Hasan dedenin huzur veren dualarını dinledikten sonra afiyetle Aşure Lokmamızı yedik.

Misafir Avatar
Nursel Cengiz (İstanbul) 9 yıl önce

Dün yapılan CHP kurultayına gitmeyi çok istiyordum. Evde heyecanla televizyon başında gelişmeleri takip ettim. Kılıçdaroğlu salona girdiğinde CHP sevdalıları arasında umut rüzgarları esiyordu. Benim de içim coşku ile doldu. Umud ediyorum Kemal Kılıçdaroğlu hak ettiği başarıya kavuşur. Umud ediyorum Türkiye Kemal Kılıçdaroğlu şansını iyi değerlendirir.

Misafir Avatar
Yusuf Aslan (malatya / fethiye) 9 yıl önce

MARAŞ MARAŞ'LIYA BÖYLE KIYARMI.? İnsanlıktan nasip almamış zalim Maraş maraşlıya böyle kıyarmı Kimi sübyan idi kimide masum Maraş maraşlıya böyle kıyarmı Riyakar olup'da gözün oyarmı! O Allı sürmeli kızı gelini Acımadın zalim kestin hepini İnsanlık böylemi yezit namerdi Maraş maraşlıya böyle kıyarmı Riyakar olup'da gözün oyarmı! Leheb bile sizin gibi yapmadı İnsanı öldürüp talan etmedi Yerde canlı gökte melek ağladı Maraş maraşlıya böyle kıyarmı Riyakar olup'da gözün oyarmı! Der yusuf'um esirgesin Rabbimiz Her ne kadar okusakda cahiliz Bu memleket bizim Türk'üz hepimiz Maraş maraşlıya böyle kıyarmı Riyakar olup'da gözün oyarmı! Söz: Yusuf Aslan. Maraş katliamını tertipleyenleri ve yapanları lanetliyorum.?

Misafir Avatar
Ali ÖZÇELİK (Ankara) 9 yıl önce

CHP KURULTAY 'INDAN NOTLAR Saat 07.00 da Ankara Spor Salonunda buluştuğumuzda ,Tren Garı, Gençlik Parkı , Kültür Merkezi partililerle dolmuştu.CHP li olarak ( önce ÖDPliydim) katıldığım ilk kurultaydı. Bekir Coşkun'un deyimiyle "Biraz sakar ama sevimli"(16 Aralık Cumhuriyet) Genel Başkan'ın ne söyleyeceğini merak ediyordum. Başkanlığa Aziz Kocağlu seçilince ılık bir İzmir rüzgarı esti.Rahşan Ecevit,Sevinç İnönü ve Tansel Çölaşan çok alkışlandı ama Sabih Kanatoğlu anosu salonu inletti. Abdullah Eren oradaydı, Mehmet Ali Çamur Amca ise İstanbuldan gelmişti.Yeni Mahalle Belediyesinin bulgur,pirinç ve mısırdan hazırlattığı cpslerle midemiz,Çankaya Belediyesi Hoytur Ekibinin oyunlarıya gözlerimiz doydu.Sayın Kılçdaroğlu tam saat 12.00 da kürsüye çıktı, egitimden, emekten , sağlıktan sözetti"17 yaşında kıydılar Erdal'a" deyince bazı kadınlar ağladı "Korkaklar hergün ölür,yiğtler birgün" sözüyle salon yerinden oynadı.Veli Ağbaba da İsmet Paşayı anarak güzel bir konuşma yaptı.

Misafir Avatar
Ali RIZA UĞURLU (Almanya) 9 yıl önce

GİDİ YEZİT ÇEK ELİNİ ERLERDEN Soyundan ve babadan kötü amellerle beslenmiş faşist Yezit alçağına karşı dik duran Sevgili ‘’Hz. HÜSEYİN ve yakınlarının KERBELA da uğradığı katliam’’ Bir Milyar sevenleri tarafından 15 gün saygıyla anıldı. Yezit tüm sülalelsi ve taraftarlarıyla lanetlendi… 1400 yıl aradan sora bile, makam ve menfaat için aynı ameller peşinde, insan hak ve huhukuna ihanet edenler ’’ bir Yezit gibi akıllarda hep aynı kalacak ve lanetlenecektir diyoruz… Dünya da ‘’savaşları haklı bir neden göstererek’’ ‘insan kanı akıtan ve tüm canlıların ‘’asıl malı olan doğayı’’ tahrip eden günün yezitlerine diyoruz ki… GİDİ YEZİT Gidi Yezit çek elini erlerden Senin suratında eski izler var Ta Mervan dan beri rezil rısvasın Vicdanında cehennem den közler var Hazreti ALİ den başlar kininiz Mervan la Muaviye kan lideriniz Yezit dedi Ehlibeyt i kestiniz Aslınıza lahnet denen sözler var Malatya Elbistan kanlı seneler Tokat da Gazi de yandı sineler Bir de Muhammad e ümmetiz derler Huzura gidecek hangi yüzler var Maraş da da onca canı kestiniz Madımak ta goncaları yaktınız Dayınız pis düzen utanmazsınız Ara yerde donmuş çözmez buzlar var Ali Rıza’ lar pes demedi yezit e Taş atarlar üren öylesi it e Kalleş tesir etmez ere yiğide Pir Sultan cı sizi gören gözler var Saygılarımla.

Misafir Avatar
ismail üstündağ (istanbul) 9 yıl önce

Teşekkür ederim hemşehrilerim Sevgili dostlar;10 Aralık Cuma günü Arguvanımız da ilköğretim okulu müdürümüz sayın Asker Doğan ı ziyaret ettiğimde bu öğleden sonra öğrencilerimizin gösterileri olacak ve ayın başarılı öğrencilerine armağanları verilecek deyince bende o zaman izler giderim dedim ve izledim İzlediğime de o kadar memnun oldum ki çocuklarımızın esprili oyunlarının başarısını duygulanarak alkışladım ve onları bu gösteriye hazırlayan hocalarına da ayrıca teşekkürlerimi ilettim uzun yıllar gurbette yaşamış biri olarak biraz öz eleştiri yaptım Bizler sılamızdan çocukluk yaşlarımızda ayrıldık şehirlerde farklı yaşam biçimlerinin içinde yıllarımızı geçirirken sılada çocuklarımızı gereğinden fazla ihmal etmişiz dedim,gözlerinin içine baktığımda birer pırlanta berraklığı ile gülümseyen çocuklarımız bana geleceğimiz açısından umut verdiler.Buradan bir kez daha müdürümüz sayın Asker Doğan ve öğretmenlerimizi yürekten kutluyorum. Sevgili dostlar;konu Arguvan ve Arguvanlılar olunca yola koyulmak gerekti öylede yaptım.Ankara Arguvanlılar derneğimiz yaşayan ozanlarımıza vefa günü yapma kararı almış ve ilk olarak da sanatçımız sayın Erhan Yılmaz konuk edilmiş,bunu öğrendiğimde kendime-ey İsmail Ankaralı hemşehrilerin yine tarihi bir güne imza atıyorlar yalnız bırakmamalısın dedim mevsim kışına aldırmadan düştüm yola.Otobüs yolculuğunda okuldaki çocuklarımızın oyunları ğözlerimin önünde ve tebessüm ederek gidiyorken-Ankara da ki vefa günü nasıl geçecek diye de meraklanıyorum!Yol bitiyor saat geliyor ve ben bir çok toplantı yada gösteride olduğu gibi en erken gidenlerden oluyorum.Salondan içeri girdiğimde her zamanki gibi başkan Asım Aydoğdu ile yönetim kurulu ve gençlik kolu arılar gibi çalışıp salonu hazırlamaya uğraşıyorlar.Derken zaman ilerliyor hemşehrilerimiz ve dostlarımız salonu doldurup taşıyorlar!başkan Asım Aydoğdu nun açış konuşması ile başlayan (vefa) günü kelimenin tamda anlamını kazandığı yer oluyor, sıra ile konuşmacılar düşüncelrini dile getirirken (bende) dahil duygu ve heyecanımızı salkıyamıyoruz,zira vefasızlığın umursamaz bir biçimde hoyratlaştığı zamanımızda bir insanımıza vefa duymak çok anlamlı ve övgüye değer olarak görüyorum.Ancaaak öyle bir an yaşıyoruz ki işte o an gözlerimin yaşına engel olamıyorum bir kız çocuğu mektubunda babasını anlatıyor (eh ne de olsa bende bir kız babasıyım) o arada gördümki benden iki sıra önde oturan sayın Erhan yılmaz da gözyaşını tutmaya çalışıyor ve mektup kızından geliyor ve sunucunun dilinden Erhan yılmaz a ulaşıyor.Vefa gününde vefalı bir evlattan böyle sözler işitmek umarım hepimize nasip olur. Sevgili dostlar; Ankara Arguvanlılar derneğimiz kurulduğunda ben onlara sitelerimiz aracılığı ile hayırlı olsun diye bir yazı yazmış ve Ankara da ki bu örgütlenmeden başarılı çalışmalar beklediğimi ifade etmiştim,sağolsunlar beni yanıltmadılar her yıl dahada artan tecrübeleri ile biz Arguvanlılara hizmet üretmeye devam ediyorlar.Ben bir hemşehrileri olarak onlara-başta sayın başkan Asım Aydoğdu olmak üzere tüm yönetim kuruluna ve gençlik koluna sonsuz teşekkür ediyorum,nice başarılar dileğimle saygılarımla UMUDUNUZU TAZE TUTUN.

Misafir Avatar
ERHAN YILMAZ (ANKARA) 9 yıl önce

MUTLULUĞUN BÖYLESİ …! Bilindiği üzere, Ankara Arguvanlılar Kültür ve Dayanışma Derneğimiz, hemen her yıl aramızdan ayrılmış olan Arguvanlı Ozanlar için anma etkinlikleri düzenler. Sevgili Asım AYDOĞDU başkanlığındaki Yönetim Kurulu toplanıp, bu sene de yaşayan bir değerimiz için ilk kez bir Vefa Günü yapalım şeklindeki öneriyi oy birliği ile karara bağlıyorlar. Vefa Günü için de bendenizi uygun görüyorlar ve Vefa Gününün tarihini de 12 Aralık 2010 olarak belirliyorlar. İlk defe böyle bir şey yapılıyor olsa da buraya kadar her şey iyi güzel de. Gün geldi çattı. Tarih 11 Aralık 2010. Vefa Günü’ne bir gün kala tüm yurtta olduğu gibi Ankara’da da bir kar yağışıdır başlamaz mı, kar yağışı durmak nedir bilmiyor. Vefa Günü’nün yapılacağı ertesi gün de aynen devam etti. Yurdun her tarafı beyaza büründü. Tabi Ankara da öyle. Hatta etkinliğin yapılacağı yer Ankara’nın da en yüksek yeri Dikmen. Burada kış mevsiminin çok daha ağır geçmesi nedeniyle hani derler ya “ Ankara’nın Dikmeni… İşte öyle bir yer. Kar ve tipi nedeniyle her türlü ulaşım felç olmuş durumda. Ankara Vali Yardımcımız Sn Mahmut YILDIRIM o kadar endişelenmiş olacak ki, telefonla arayıp sordu Vefa Günü ertelendi mi diye. Hayır, bana o konuda herhangi bir bilgi ulaşmadı dedim. Etkinliğin başlamasına tam bir saat var, kar hala yağıyor. Arabam yarı yerine kadar kara gömülü olduğu için bulunduğu yerden çıkaramadım. Ve çaresiz eşimle birlikte bir taksi çağırıp etkinliğin yapılacağı Hacı Bektaş Vakfı’na gitmek üzere yola çıktık. Tam da Vakfa yaklaşırken, bu zor şartlarda Vefa Günü’nün ertelenmese bile kocaman bir fiyasko ile sonuçlanacağını düşünüyorduk ki, vardığımızda gördüklerimiz karşısında şaşkına döndük, gözlerimize inanamadık. Salonun tam bir mahşer yeri gibi hıncahınç dolu olduğunu hatta balkonlara bile sığmayan birçok dost ve hemşerilerimin ayakta kaldıklarına tanık olduk. Doğrusunu söylemek gerekirse, hava şartları güzel olsaydı oranın hali nice olurdu bilemiyorum ve hatta düşünmek bile istemiyorum. Çok ama çok üzülürdüm. Neymiş efendim ben Arguvan Kültürü’ne ve tüm dost ve hemşerilerime sanatsal anlamda yıllarca hizmet etmişmişim. Hizmet de ne demek? Böyle insanların yolunda seve seve ölürüm ben sevgili dostlar. Teşekkürler Arguvanlı hemşerilerim, teşekkürler yediden yetmişe tüm türkü dostlarım, sonsuz teşekkürler hepinize. Müsait olduğum sürece elbette ki hizmet edeceğim ben bu kültüre ve kültür dostlarıma. Bu benim gibi tüm Arguvanlının görevidir zaten. Gecede kimler yoktu ki, tüm bu olumsuz kış şartlarına rağmen ta İstanbul’dan hem de eşi Emine Hanım’la birlikte gelen Eymir Köyü Dernek Başkanımız Ersoy EREN, Ankara’ya bir TV çekimi için hazır gelmişken beni onure etmeyi düşünen ve hem de gecemizde sahne alan Sanatçı kardeşim Nilüfer SARITAŞ, yine daha yakın zamanda ağır bir ameliyat geçirmiş olan sanatçı kardeşim sevgili Hürşehit ARI, ta Arguvan Kızık Köyü’nden işini gücünü bir yana bırakıp gelen ve duygu yüklü de bir konuşma yapan terlik imalatçımız Sevgili İsmail ÜSTÜNDAĞ, Malatya’dan yeğenim Prof Dr Sezai YILMAZ, Güzel Sanatlar Dekan Yardımcısı yeğenim Bülent YILMAZ, CHP Malatya İl Başkanımız Sn Veli AĞBABA, yine Sanatçı kardeşlerim Fatma ŞAHİN, Serkan KOYUN ve benim de yapımcı firmam olan GÜLER KASETÇİLİK’ den Sevgili Celal GÜLER, İnönü Üniversitesi Konservatuar Öğrencisi sanatçı kardeşim Can AYDOĞDU… Bunlar sadece Ankara dışından gelen dostlarımdı. Ankara’dan katılan bakanından, milletvekiline, hukukçusundan, eğitimcisine, doktorundan emeklisine, dernek başkanlarından serbest meslek sahiplerine ve çocuklardan ev hanımlarına kadar dünyalar tatlısı o çok değerli dost ve hemşerilerimin ise hepsinin ayrı ayrı simaları benim ölünceye kadar gözümün önünden gitmeyecektir bu da böyle biline. Onların isimlerini buraya yazmıyorum. Yazmayışımın iki nedeni var. Birincisi isimleri yazmaya kalkışsam sayfalar yetmez, ikincisi de insanlık hali, hani biraz da yaşlandık artık, olur ya belki ismini yazamadığım tek bir kişi de kalsa bu durum beni son derece üzerdi o nedenle yazmıyorum. Ama bilinmelidir ki onların hepsi de benim gönlümde birer taht kurmuş insanlardır ve ölünceye kadar da öyle kalacak ve de simaları gözümün önünden asla gitmeyecektir. Gecenin içeriğine gelince, bunu yazarak anlatmak gerçekten çok zor. Sadece orada olup bunu yaşamak gerekirdi diyorum, o kadar. Sunucusundan konuşmacısına, şiir okuyanından çalıp söyleyenine, yorumcusundan slayt hazırlayıcısına, ses düzeninden çiçekçisine ve hatta başta Afyon Kocatepe Üniversitesi Rektörümüz Sn Ali ALTINTAŞ olmak üzere bir çok çelenk göndereninden ve de nefesini tutarcasına orada can kulağıyla dinleyen tüm katılımcılara kadar her şey dört dörtlüktü. Tekrar, tekrar teşekkürler sevgili dostlarım… Her zaman olduğu gibi bu sefer de kömbesiyle, küllüğüyle, ayranıyla, ses düzeniyle, oradaki koşuşturmalarıyla, semtlere servislerle taşıma yapmalarıyla, Başkan Asım AYDOĞDU, Bşk Yrd. Yücel ADIGÜZEL, Ali ÖZÇELİK, Ali Asgar ŞAHİN, Duygu BOYRAZ, Özgür BEKTAŞ ve Abbas GÖKSU’DAN oluşan Ankara Arguvanlılar Kültür ve Dayanışma Derneği Yönetimi ve de Mehmet ŞENTÜRK, Müslim GÜLBAŞ ve Hasan Hüseyin ŞAHİN’DEN oluşan, Denetim Kurulu Üyelerimiz Bu mükemmel organizasyona yine birer ıslak imza atmışlardı deyim yerindeyse… MUTLULUĞUN BÖYLESİNİ yaşayan biri olarak benim izlenimlerim bunlardı. Kültürümüze hizmet için yola çıkmış ve çıkacak olan sevgili ozan ve sanatçı dostlarım, yukarıda da dediğim gibi değil bu kültüre hizmet etmek, böyle insanların yolunda seve seve ölüme bile gitmek gerekir diye düşünüyor ve, Sizlere, Sevgili Asım AYDOĞDU başkanlığındaki Ankara Arguvanlılar Derneği Yönetim ve Denetim Kurullarına, tüm katılımcılara, tüm türkü dostlarıma ve tüm hemşerilerime yürekten teşekkürlerimi, sevgi ve saygılarımı sunuyorum, sağ olun, var olun. Hızır yoldaşınız ola… Sevgi ve saygılarımla ERHAN YILMAZ / ANKARA

Misafir Avatar
hidayet çelik (malatya) 9 yıl önce

Bundan önce vefat edenlerin anılmasından sonra yaşayan bir sanatçıya vefa sunulmasından dolayı Ankara Arguvanlılar Derneği başkanı ve çalışanlarını kutluyorum.Aranızda olamadığım için üzüldüğümü belirtmek isterim.

Misafir Avatar
Ali RIZA UĞURLU (Almanya) 9 yıl önce

K. MARAŞ KATLİAMI UNUTULUR SANILMASIN Bu yazıyı kaleme aldığımda 10 Aralık ‘’İnsan Hakları günü’’ tüm demokratik İnsan haklarına bağlı ve ondan yana olan her kurum ve örgüt tarafından kutlanmaktaydı… Öncelikle o yolda şehit edilen tüm yoldaşları rahmetle anıyor, insan hak ve hukukundan yana olan herkesi de ‘’saygı, sevgi muhabbetle selamlıyorum ve devam etmek istiyorum… Bilinen o ki, unutulamayacak kadar tarihe acılarla yazılan 1978 K. Maraş katliamı ülkede işlenen ‘’sistem destekli’’ ayıplardan sadece bir tanesidir. Demokratım diyen her dünya insanının yüreğinde bu acı ve öfke dinmedi ve dindirilemeyecek de… 1970 ler de, MC iktidarlarının koruyup kolladığı dönemin faşistlerinin ‘’balta kılıç acımasızca kıydıkları o insanlarımızı rahmetle anıyoruz ve unutmayacağız da… Sağcılar bana suç işledi dedirtemezsiniz, diyen ‘’zamanın başbakanı’’na‘’ 32 yıl sonrada olsa, o faşist katillere arka ve destek olmaktan vicdanı ne kadar rahat sormak lazım… Geriye doğru dönüp bir bakıldığında, Hz. Muhammed’ in vefatından hemen sonra, ümmetine emaneti olan ehlibeyti ve taraftarlarına arka arkaya bu katliamlar acımasızca uygulanmıştır. Her dönemde de sistem destekli olduğuna tarih şahittir… Hz Hüseyin’ in 12 günlük anısı arkasından 19 Aralık günü tüm Alevi Bektaşi ve ‘’katliamları kınayacak zamanı olan ‘’ben de insanım diyen herkes, K. Maraş’ a çağrıldı. Onlarca genç, yaşlı, çocuk demeden insanlara kıyan katiller yerinde ‘’Lanet ve nefretle’’ kınanacaktır… Dünya’da her ülkeye açılan pencerelerden öğreti ve değerleriyle, gözlemlenip izlenip kabul bulan ‘’Alevi Bektaşi öğretisi’’ ve farklılıklar, inadına ‘’Emevi İslam’la sistemleşen Türkiye’’ 21. yy da bile, içine sindiremedi. 9. Aralık 2010 Avusturya anayasasının aldığı karar la Alevilik artık resmileşmiştir ve tüm değerleriyle hukuku güvencededir… UNESCO’ nun sevgili Dertli DİVANİ’ ye bu öğreti adına verdiği ödül de, öğretinin insancıl ağırlıklı olduğunun açık ve net kanıtı olsa gerek. S. D. Divani’yi ve Avusturya’daki arkadaşları bu yolda verdikleri hizmet ve mücadelede kutluyor yolları açık ve aydınlık olsun diyoruz… Hz. Hüseyin ve dik duruşunun yanında ve yolunda olan canını o yolda bir hiç sayarak feda eden tüm canlarımızı saygı ve rahmetle anıyor ve inanıyoruz ki, dünya bir gün, tüm dünya halklarının kardeşçe yaşayacağı ‘’önce insan’’ denilebilen ortak dünyası olacaktır. Saygılarımla.

Misafir Avatar
Yusuf Aslan (malatya / fethiye) 9 yıl önce

HZ. ALİ’NİN MUCİZELERİNDEN.

Hz. Ali bilginliğini kanıtlayan hadis El Kelini Şii bilgin El Kada kitabındaki tesbiti El Kenci Menakib’den bin said El Museyyeb’den alınma Hüzeyfe-tül Yemeni’ye dayalı Ömer bin El Hattab halifeliği devrinde Medine’nin bir sokağında Hüzeyfe-tül Yemeni’yi aciz düşürmek için sorar; Nasıl bir sabahla karşılaştın? Hüzeyfe-tül der; El Hamd-ü lillehi Hakkı İkrah ediyorum. Fitneyi seviyorum. Görmediğime şahadet ediyorum. Yaratılmışın haricindekine sevgim vardır; abdest almadan salat ediyorum. Yerde benim var olan şey gökte Allah’ın yanında yoktur. Hüzeyfe’nin bu şöyleyişini duyan Ömer bin El Hattab hırslı olarak acilen ayrılır ve Hüzeyfe’yi cezalandırmak amacıyla sorguya çekecektir. Ömer Hüzeyfe’den ayrılınca önünde Hz. Ali’yi görür. Hz. Ali Ömer bin El Hattab’a sorar; hayırdır, hırslı ve hızlı yürüyorsun. Ömer Hz. Ali’ye der; Hüzeyfe ile karşılaştım. Nasıl sabahladın bugün? Cevabı beni üzdü ve cezalandıracağım diye kararlı oldum ve Hüzeyfe’nin dediklerini tekrarlar. Hz. Ali Ömer’e der; Hüzeyfe haklı. Hakkı ikrah ediyorum, maksadı ölüm haktır. Kim ölmeyi temenni eder. Fitneyi seviyorum deyişi. Kur’an’da yüce Allah buyurmuştur. Çocuklarınız ve malınız sizin fitnenizdir. Kim sevmez. Görmediği şeye ikrar ve şahadeti amacı Allah hak. Söyleyişi hak. Melekleri hak. Mizan hak. Ölüm hak. Cennet hak. Ölümden sonra dirilmek hak. Söyleyişi mahlukun haricindeki şeye sevgisi. Amacı Allah’ın kitabı Kur’an-ı Kerim’i kasdeder. Abdestsiz salat getiriyorum maksadı Hz. M.S.V.’in zikri geldiği zaman salat getirmesidir. Yine söyleyişi benim yerde var olanım Allah’ın yanında yoktur. Amacı kendisinin zevce ve çocukları vardır. Yüce Allah’ın yoktur. Bu tefsilatı Hz. Ali’den duyan Ömer bin El Hattab Hz. Ali’nin bilginliğine hayran kalır ve Hüzeyfe’ye olan kini yok olur ve der; Ali olmasaydı hataya düşecektim.

Saygılarımla.

Misafir Avatar
NURSEL CENGİZ (istanbul) 9 yıl önce

Arguvan Yeniköy muhtarı Remzi Özçelik, 10 Aralık günü İstanbul Bölge Hastanesi'nde ameliyat oldu. Prostat ameliyatı geçiren Remzi Özçelik'e geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum.

Misafir Avatar
Ali RIZA UĞURLU (Almanya) 9 yıl önce

Arguvanımızın değerli güzel sesi ''ERHAN YILMAZ'ı vefa gününde yürekten kutluyorum. Yurt dışında bulunmam nedeniyle o güzel günde bulunamayacağımdan dolayı da kendimi talihsiz adediyorum. Ankara Arguvanlılar Derneğimizin değerlerimize hazırladığı bu özel günlerden dolayı da kutluyorum. Ayrıca davete katılacakolan tüm hemşeri ve dostları saygı sevgi ve muhabbetlerimle selamlıyor hoş ve güzel bir akşam geçirmelerini diliyorum. Ali Rıza UÜURL

Misafir Avatar
Kasım Özçelik (İzmir) 9 yıl önce

Nursel abla, 2011 yazında köye gitmeyi düşünüyormuşsun. Lütfen bana da haber ver Arguvan'da buluşalım.

banner45

banner39

banner44

banner56