Ziyaretçi Defteri

Ad Soyad

E-Mail

Şehir

Yorum

Misafir Avatar
Ali Rıza UĞURLU (Malatya) 9 yıl önce

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü Kutlu Olsun 19 y.yılın işçi kadın mücadelesinin sınıf perspektifinden bakmaya başladığı bir dönem olması nedeniyle de ayrı bir önem taşımaktadır… Dokuma işçisi kadınların grevleri salt bir eşitlik talebinden çok öte anlamlar içeriyor. 8.Mart kadın erkek tüm ezilenlerin cinsel ve sınıfsal her türlü ayırımcılığı besleyen ve ancak bu koşulda varlığını sürdürmeyi başarabilen ayırımcı sistemlere başkaldırı günüdür. Son y.yılın başında kadın işçileri için yaşam sert ve acımasızdı. Mart 1857 de Nevyork’ta 40 bin tekstil işçisi kadın insanca çalışma koşullarına sahip olmak için direnişe geçtiler. İşveren sendikanın ve diğer işçilerin greve giden kadın tekstil işçileriyle dayanışmasını önlemek için kapılarına kilit vurur. Fabrikada çıkan yangında kapılar kilitli olduğu için sadece birkaç kadın işçi kurtulabilir. Greve gitme kararı alan 129 kadın işçi yanarak can verir. Aynı yıl içerisinde tekstilde ve tütünde çalışan kadın işçilerin mücadelesi yükselir… 1886. Amerika sokaklarında bu kez ‘Eşit İşe Eşit Ücret’ talebi ile sesler yükselir ve aralıksız sürdürülen kadın eylemleri sonunda tutuklama ve işten çıkarılmalarla direnişlerin önünü alamayan patronlar Kuzey Amerika’da 1919 yılında ilk defa ulusal düzeyde kadınlara bir mücadele günü seçmeye karar veriyor… 129 kadın işçisinin anısına bir günün ‘Çalışan Kadınlar Günü’ olarak kutlanmasına karar verildi. Bu günün kazanılmasında en büyük taraftar olan, çaba harcayan alman kadın ‘Clara Zetkin di’ -8 saatlik işgünü -Eşit işe eşit ücret -Hamile kadınlara izin hakkı gibi taleplerinin yanında iş yasaları karşısında eşitlik talep edilir. 1910 Kopenhak’ta 17 ülkeden gelen yüz delegeyle oluşan kadınlar konferansında Alman Kadın ‘Clara Zetkin’ senede bir günün emekçi kadınların mücadele günü olarak kutlanmasını önerir ve kabul edilir… İlk olarak emekçi kadınlar günü 19 Mart 1911 de Danimarka, Almanya’, Avusturya, İsviçre ve ABD de kutlanır ve 1921 kadın konferansında uluslar arası emekçi kadınlar gününün her yılın ‘8 Mart da kutlanması kararlaştırılır… Bu tarihe kadar emekçi kadınlar günü ‘Şubat ayı ile Nisan ayı arasında değişik tarihlerde kutlandı. 8.Mart bu tarihin seçilmesinde kadınların tarihsel mücadelesinin yanı sıra 1848 -18 Mart’ta Berlin işçi hareketinde can veren işçilerin anısını canlı tutmak ‘Paris Komünü’ ve Petersburg tekstil işçilerinin büyük grevinin Mart ayında yapılmış olması da, bu tarihin seçilmesinde rol oynadı. Alman kadın haklar hareketinin tarihçesi de 1848 lerden başlar. BMÖ, 16 Aralık 1977 ‘’8. Mart’ı Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ ilan eder… Türkiye kadınlara karşı her türlü ayrımcılığın önlenmesini konu alan ‘Uluslar arası sözleşmeyi’ 1985’te imzaladı. Uluslararası bu sözleşme kısacası eşitlik sağlayan bir yasadır, takip edilip uygulanması gerekir… 8 Mart’lar kazanma yolunda hayatını kaybeden tüm emekçi kadınlarımızı rahmet ve saygıyla anıyorum. KADINDIR O Kadındır işte o kardeş diye çağrıldığında bir adı da bacıdır Anadolu’da gül gibi açılırdı yuvada çocukluğunda, kız diye de seslerlerdi ona severek büyütülür, hatta sakınırlardı da onu, aynen iki gözleri gibi, allı duvaklı gelin olur, kadındır işte o, eğitilir büyütülür yönetici de olur, yani o bir doğa güzelidir, bir duygudur bir algıdır, İyi gününde kötü gününde her yerde her zaman, gülerken güler, ağlarken de ağlar erkeğiyle, içlidir de doğal olarak, sistemin kirli yüzünü hiç mi hiç sevmez, niçin sevsinler ki, haklıdır horlanmış hırpalanmıştır hep, öylesine işte, öyleyse 8. martları niçin yaratmasın, hem de yaşatmasın, sistemin kirli yüzünü yazacak diye, öldürülen gazeteciyi de o doğurmadı mı işte kadındır o, aynen Metin Gök tepenin Annesi gibi, o yolda şehit edilen oğlunun cesedi önce onun önüne kondu, anadır işte o, öyle bir yürektir ki ondaki, yakıldığı kadar sağlam ve dayanıklıdır da, kadın derler ona, evet kadındır işte o, tarlada, sofrada, makinede, her zaman her yerde, onsuz ne olabilir ki, saygının kaynağı, sevginin pınarıdır da, güvenilen odur, güvenen de ta kendisidir, bayram da, seyran da, düğün de, çiçekler gibi süsler etrafını, bu kadarı mı, eylemde de o vardır, ta önlerde yürüdü hep, 8 Mart dünya kadınlar gününün altına imzasını koyduğu gibi, yiğittir, eylemcidir, üretendir de, evet, o bir insandır işte... 8. Mart 1997 -Ali RIZA UĞURLU-

Misafir Avatar
Muharrem KARAKUŞ (MALATYA) 9 yıl önce

Seçimler yaklaşıyor, aday adayları kısa süre sonra netleşecek. Biz yine her seçim dönemi gibi adayların kimlikleri ilemi uğraşacağız yoksa adayların neler yapacağı ile mi. Aday adayları bence şimdiden niye aday oldu, neler yapmayı planlıyor, ne gibi projeleri var, aday olmadığında hemen çekilip evinemi gidecek yoksa seçim çalışmalarına devam mı edecek siz istediğiniz kadar beklentilerinizi uzatabilirsiniz. Bu açıklamaların şimdiden yapılması ve bunlarında Malatya haber ve köy dernekleri sitelerinde yayınlanması bence iyi olur. Aday adaylarına başarılar dilerim.

Misafir Avatar
Ali ÖZÇELİK (Ankara) 9 yıl önce

TEŞEKKÜRLER Sayın Zeki KAYA'ya teşekkürler;Hacı Bektaş Kültür Merkezinde düzenlediği "Morbeliklim"belgeseliyle tarihsel değerlerimizi ortaya çıkardı,gerçi etkinlikte salon tıklım tıklım dolu değildi ama Sayın kaya çalışmasıyla gönüllerimizi doldurmayı başardı.Sayın Ali DOĞAN'a da Arguvanda Partili olmayanların CHP yi nasıl karıştırdıklarını anlatığı için teşekkürler.Sayın Erkan GÜZEL ise BJK nın transfer ettiği Güven GÜRSOY'un Halpuzlu olduğunu belirttiği için teşekkürler.Sayın Hüseyin ŞAHİN'e ,Suyun değişimiyle birlikte toplumun da nasıl değiştiğini bilim adamı gözüyle aktardığı için,Sayın Rüstem BUDAK, insan bazı değerlerini taşıyamayınca bir tarafınınasıl eksik kaldığına dikkat çektiği için, Sayın Rıza PARLAK ise Küllerimi Sana Bıraktım adlı romanı tanıttığı için ,Sayın Süleyman KILIÇ Nazım HİKMET'in 1954 yılındaki konuşmasını aktardığı için teşekkürler.

Misafir Avatar
Ali Rıza UĞURLU (Malatya) 9 yıl önce

AKIL BAŞA DEMENİN ZAMANI Orta doğu da isyanları izleyen onca dünya milletleri dönüp bir de tüm dünya yı da gözden geçirmeleri gerekir. Son bir aydan beri öncelikle ‘’Mısır ve Libya’’da başlarını kaldıran halk yığınlarının ayak sesleri tüm dikkatleri o tarafa çekti. Çekti de, peki ya demokrasi adına ‘’seçimlerle gelen‘’ Avrupa ülkeleri dahil, tüm dünyada huzur içinde yaşam koşulları hukuku güvencede midir? Evet diyemiyoruz… Devrim adına koltuğuna oturtulan‘’Gaddafi’’ petrollüyle de geniş zengin bir ülke üstünde 42 yıldır halkına uyguladığı baskı yetmezmiş gibi ‘’daha da hırçınlaşarak’’ tüm dünya ya kafa tutmaya kalktı … Bilmem; bu ayaklanmaların nedenini ‘’seçimle ya da, neyle gelip ülke yönetiyor olurlarsa olsunlar’’ her halükarda onlar da anlamış olmalılar… Canı pahasına ülkesini kazanıp koruyan milyonlar el tersiyle geri itilerek, birileri ve onların yandaşları o ülkenin asıl sahipleriymiş gibi, oluşturdukları silahlı kolluk güçleriyle de kendilerini garantide bilirler. Ölenler ölür, ölmeyende ‘’aç yada karın tokluğuna ‘’kafa kağıdın ülke tapundur’’ deyip aldatılmak istenir. Biz seçimle geldik diyecek kadar da ileri gidip, her şeyi ‘’anayasa ve yasaları’’ kendileri için hazırlar ve yaparlar… Unutulmasın ki, 1939 da 60 milyon insanın katili Faşist ‘’Adolf HİTLER’’ de seçimle iktidardaydı… Öncelikli olarak, tek ağızdan emri vaki yönlendirilen halklar, ülkelerindeki zorba sistemi yüzüp kuyruğuna getirdiler. Ya sermayenin uşaklığını yapan sistemciler, sizlerde de jeton düşmüş olmalı, yani ‘’adam gibi adamlaşmalısınız, diyoruz. Umarız öyle de olur… Gaddafi ‘’ben devrim yaptım diyor. Devrim senin saltanatın için mi yapılmıştı?, Mübarek misali ’’adamın balon gibi havasını alır atarlar… Herkes aklını başına almalıdır artık diyoruz… Osmanlı hanedanı da, 6 asırlık bir saltanatı ‘’ihaneti karşılığı’’ bırakıp kaçıp İngiliz emperyalizmine sığınmıştı… Şu günlerde Avrupa emekçileri 1990 lar da yıkılan duvarlardan sonra ‘’seçimle gelip’’ emeğe saldıranların önünü kesmek için eyleme hazırlanmaktalar. Türkiye ise tam tersi sosyal kesimin haklarıyla hukukunu torbaya soktu… Yani; ‘’sanayisiyle gelişmiş, yada gelişmekte olan ülkeler’’ her zaman ki dediğimiz gibi, ‘’İnsan önce insandır’’ aynen sizler gibi ve hayatı her yanıyla paylaşmak zorundasınız diyoruz. Saygılarımla.

Misafir Avatar
türkü sever (malatya) 9 yıl önce

Acep bir dağ varmı başı dumansız Bir aşka düşmüşüm vakit zamansız Yandım ateşine dinsiz imansız Sular gibi çağlar çağlar yanarım Kapılmışım yağmurlara taşkına Bir durağım yoktur döndüm şaşkına Şuracıkta bir vefasız aşkına Sular gibi çağlar çağlar yanarım

Misafir Avatar
riza ucar (karaca) 9 yıl önce

Darmstadt dan Ar gova na UZUN YILLAR GUBETTE IZLERI KALDI HALEN TENDE SIMDI RESIMLER BAKARIZ ELDE GÖZLER MALATYA DAN ARGOVANA BEKLENIR HASRET MEKTUBU SIYAH-BEYAZ RESIM BUMU BITMEZ BURDA MEMLEKET UMUDU SEVDA OLUR MALATYA DAN ARGOVANA KISIN CAMURLU YOLLARI KAR BASMIS KAYSI DALLARI GEYMIS ELIF BIBI ALLARI BAKAR MALATYA DAN ARGUVANA KULRIZA VARACAK YANINA BAKACAK KÖYÜN ESKI HALINA UMUTLA BAKACAK YARINA YASAM darmstadt DAN ARGUVANA

Misafir Avatar
AliRıza Karataş (İstanbul) 9 yıl önce

SONSUZA DANS ATEŞ - SU ;Sandığınız gibi birbirine zıt değiller... Yılardır Uyum içinde dans ederler... GÜNEŞ yılardır OKYANUSLARI Buharlaştırır... OKYANUS Buna Kızmaz... ...Yılardır Buharlaşır... ...DÜNYAYA Yağmur Olarak Dökülür... İkisi Birlikte AĞACA BİTKİYE HAYVANA İNSANA... Can Verir... Yorulmadan Bıkmadan... SONSUZA DANS EDERLER

Misafir Avatar
Yusuf ASLAN (Malatya / Fethiye) 9 yıl önce

SIRA HANGİ MÜBAREKTE.? Sanmaki düşmez aklıma Çare hangi mübarekte Var git diyardan diyara Ara hangi mübarekte Helalden uzak duranlar Bumudur Haktan kurallar Yoktan var olan insanlar Para hangi mübarekte Cehennem varsa yanacak Çoğu ona yaslanacak Kim bilir kime çıkacak Kura hangi mübarekte Ezel bir mübarek vardı Şimdi üreyip çoğaldı Dünya karaya boyandı Kara hangi mübarekte Kul Yusuf der bak şu asra Asra sığmayan mısıra Bir mübarek gitti amma Sıra hangi mübarekte.? Saygılarımla. Söz: Yusuf ASLAN. Malatya / Fethiye.

Misafir Avatar
ALİ rıza UĞURLU (İSTANBUL) 9 yıl önce

DEDİĞİM O DÜNYA KURULACAKTIR Bu günümü dünden, berbat edenler Bunların hesabı, sorulacaktır Kader kısmet deyip, kanan beyinler Çağın sularıyla, arınacaktır Aydını alimi, saymayan sultan Feryadı figanı, duymayan sultan Edip ettiğinden, caymayan sultan Bir gün o kapınız, çalınacaktır Şu feza çağında, inat çekilmez Rüya ile günün, faslı sezilmez İlim aklı zorlar, önü dürülmez Yoldaki engeller, aşılacaktır Fazla parmak kanun, olsa ne yazar Çağa kuyu kazan, kendine kazar Rüzgara yem olur, yanlış hesaplar Hak hukukun önü, açılacaktır Savaş edenlere, arka çıkanlar İnsan hakkı yiyip, kasa tutanlar Şu görüş bu görüş, insan yakanlar Kafanın kabuğu, kırılacaktır Boşuna boş heves, kursakta kalır Vücut ateş alır, dudak yarılır Çiftesi sert eşek, belden kırılır Sanmayın o düşen, doğrulacaktır Yalancının mumu, yatmadan söner O gece dolanır, gündüze döner Çözüm millettedir, sizi de dener Çağımız beladan, kurtulacaktır Ben dünyamı bildim, önün görenim Ekmeğim aşımı, dostla bölenim İlkelliği geçtim, zulmü yenenim Haksız benden yılıp, çıldıracaktır Ali Rıza’m der ki, henüz bitmedik Yürekler dopdolu, geri gitmedik Yarınlar gelecek, umut kesmedik Dediğim o dünya, kurulacaktır 16.08.2007 de (demiştim) SAYGILARIML.

Misafir Avatar
ALİ rıza UĞURLU (İSTANBUL) 9 yıl önce

Eymirli dostlarırın 20 Şubatta yapacakları olağan dernek kongurelerinin başarılı geçmesini diliyor degerli üye ve hazırbulunan davetlileri saygıyla selamlıyorum. Sayın Ersoy EREN ve YK arkadaşlarını yaptıkları hizmetlerden dolayı kutluyor yeni görev alacak hemşerilerime başarılı çalışmallar diliyorum. Ali Rıza UĞURLU

Misafir Avatar
AliRıza Karataş (istanbul) 9 yıl önce

Akıllı İnsanlar NoT...Kendini Akıllı Zanedenler KaFa...Tutar HATALARIMDAN DERS ALAMIYORUM...KURSA MI GİTSEM...

Misafir Avatar
Ali RIZA UĞURLU (Almanya) 9 yıl önce

İSAYAN MI ADALETSİZLİK MİDİR? Orta doğu tümden kaynadı ve tüm dünya gelişmeleri yakından izlemekle meşgul. Milyonlara aç sefil ‘’oturun oturduğunuz yerde’’ diyebilen, monarşi diktatörlüğü bir gün o halkların sabrını taşırıp meydanları doldurup taşıracaktı elbette… Yolsuzluğun usulsüzlüğün başını alıp gittiği orta doğu İslam dünyasında, başta ‘’Tunus ve Mısır devlet başkanları, bu anları mutlak daha önceden ‘’halklarına hainlik adına da olsa ’’ düşünmüş olacaklar ki, önlemlerini almış ve milli serveti el altından dışarıda bir yerlere taşımışlar … Madem öyle; hadi şimdi, siz oturun oturduğunuz yerde, yani oturturlarsa… Adlarını söz etmeye gerek görmediğim ‘’patlamaya hazır Arap İslam aleminde, ayaklanmaların arkası gelecekti elbette ki. Öbür taraftan; biz de demokrasi var, bizlerde böyle şeyler olmaz, diyebilen uydurmalık ‘’çoğulcu kapitalist ülkeler bekleyip bakın sıra sizlere de gelecek… Milyonlarca aç ve işsiz sokağa bıraktıklarınız ‘’biz de insanız’’ deyip gün gelecek yakanıza mutlak yapışacaktır. Ben kadere inanırım, aldatmacasının da, o zaman pek bir işe yaramayacağı düşünülmelidir diyoruz… İyisi ki,, ‘’Mısır örneği’’ duvarlara toslamak yerine, insanca yaşanacak bir hukuk sistemi tezden ‘’tüm dünya’da gerekli olmaktan öteye zorunludur da… Şu günler Türkiye de ‘’torba yasası’’denilen bir yasanın AKP nin oylarıyla meclisten geçirildiği konuşulmakta…Yasanın ne getirip neleri de götüreceği herkesçe anlaşılmış olacak ki, ilgili kesimler tepkilerini göstermeye başladı bile… Parlamentoda yasaya muhalefetin önerileri bile, iktidar çoğunluğu tarafından ‘’her nedense’’ parmak çoğunluğu ile direkt ret edildiğini izleyip gördük … S. M. Başkanı soruyor? Muhalefetten gelen önerilere, -Komisyon katılıyor mu? Hayır katılmıyoruz. -Hükümet katılıyor mu? Hayır katılmıyoruz. Meclis çoğunluğuna sahip AKP liler tarafından parmaklar ‘’düğmeye basmışçasına’’ kalkıp inmesiyle Maddeler kanunlaşıyordu … Bu çalışma sonuç olarak ‘’kocaman büyük halk kitlelerine demokratik çoğulcu bir meclisten geçti, kanun deyip dayatılacak demektir… Demokrasilerde meclis de parti çoğunluğu ne olursa olsun, toplumu ilgilendiren ‘’yasa yada Anayasa’’ yapma çalışmaları tabanı temsil eden tüm partiler, hatta sivil toplum örgütlerinin de görüşleri alınarak bir uzlaşma ‘’demokratik açıdan’’ gerekliydi diye düşünüyoruz. Aksi halde o sonuçlara demokratik bir sonuç diyebilmemiz güç. Yada, mecliste muhalefetin varlığının ne önemi olabilir ki? O tip bir çalışma demokratik olma yerine bir dayatmaca denmez mi? Söze baştan ‘’İsyan mı Adaletsizlik mi Var’’ dedim… Çünkü kapitalizmin yarattığı ‘’sınırsız kar hırsı’’ artık gelişen teknoloji çağında, insanına iş yok dedirtebiliyor… İhtiyaç sa ‘’asgari ücret’’ dayatabiliyor, askari ücret demek, (aç ve yavan yiyeceksin demektir… O sınıfı temsil eden iktidar sözcüleri ise, ’biz herkese iş yaratamayız ki’’ diyebiliyorlar… Sınıflı toplumlarda işsizlik, toplumun büyük kesimlerini ‘’haklı olarak’’ sıkıntılara ittiği ortadadır ve gözden kaçırılabilir mi? Üretimde insan iş gücü yerine makine konmaktadır, o halde makinenin işini elinden aldığı insan’a ‘’sana iş yok’’ deme dönemi kapatılmalıdır ve hiç bir yetkiliye bu tip konuşmada hukuk hak tanımamalıdır … Anasından ooğan her İnsanın yaşam haklarını kağıt üzerinde kurallarla sınırlamak yerine: - Günlük iş saatleri kısaltılmalı - Haftalık iş günleri azaltılmalı - Yıllık izinler artırılmalı - Emeklilik yaş sınırı aşağıya çekilmelidir, (Aş da iş de paylaşılmalıdır) diyoruz, yada sistemin adı ne olursa olsun, ülkeyi kimler yönetiyor olsa da yönetsin, herkesin yaşaması için, yapılması gerekeni ‘’şöyle ya da böyle’’ ülke yönetenlerden isteyecektir… Sözün özü: Mısır da görüldüğü gibi, ‘’bunlar terörist, ya da, isyancı demenin hiç de önemi kalmaz. O nedenle, insan yaşamı için ‘’gereken her ne ise’’ yapılmalıdır. Aksi halde 21, yy. insanları kendi kendilerini hak ettikleri yerlere kendi elleriyle koymak zorundadır … İnsanların bir kısmı ‘’yıldız da Ay da dolaşırken’’ yer de kadercilik dönemi artık kapatılmalıdır diyoruz. Saygılarımla.

Misafir Avatar
Yusuf ASLAN (Malatya / Fethiye) 9 yıl önce

DEVOĞLU ÇAMLIKLARI.! Sevgili Canlar. Beldemizde parmakla sayılacak kadar okumuş olan beldemiz insanlarından, Emekli Asker. Albay Aliseydi Karakaş beyefendinin bundan bir yıl kadar önce, beldemizin üst tarafında bulunan “eynik” bölgesinin yaslandığı dağın yamaçlarına (5000) beş bin adet çam fidanları ektirerek oraları orman bölgesine çevirdiğini hepimiz biliyoruz. Bende, o zamanlar bu çalışmalarından dolayı kendisinin takdire şayan olduğunu ve teşekkürlerimi yazmıştım. Ancak aradan geçen bu bir yıl içinde, kendi kişisel araştırmalarımın sonucunda öğrendimki sadece bizim devoğlu dediğimiz yerin “eynik” bölgesine çam fidanları dikimiyle kalınmamış. yine devoğlu dediğimiz yerin “güvendik” bölgesinin bulunduğu mevkinin dağ yamaçlarından “kabaktepe” bölgesine doğru çam dikimi için oralar tarıma açılıp (30 000) otuzbin adet çam fidanı dikilerek oralarıda ormanlık alana bezemiştir. Albay Aliseydi Karakaş beyefendiyi bu verimli çalışmalarından dolayı bir kere daha kutluyorum ve kendisinin bilgi ve birikimlerinden dahada faydalanabilmek için, beldemiz için olsun Malatya’mız için olsun hatta Türkiye’miz için olsun gözardı edilemeyecek kadar önemli bir değer ve şahsiyet olarak görüyor ve düşünüyorum. Yine araştırmalarıma göre Fethiye bölgesine dikilen bu (35000) otuz beş bin çam fidanları sayısına pek çok kurum ve kuruluşlar bile ellerinde imkanları olduğu halde yukarıda belirttiğim rakama ulaşamamışlardır. Hani bizde bir Ata sözü var “yiğidi öldür ama yiğidin hakkınıda ver” derler. Bende bu doğrultuda nasıl bir yaklaşımda bulunabilirim diye düşünürken “Devoğlu Çamlıkları”na yazdığım bir Şiir’imi armağan edip ve bu meyanda,da Fethiye’ye ve Fethiyelilere selam ve sevgilerimi yolluyorum. Saygılarımla. Yusuf Aslan. Malatya / Fethiye. ———————- DAĞLAR BAŞINDA.! Kim demişki orman yetişmez orda Bizim devoğlunda dağlar başında Hızır yetişirmi kalmasan darda Bizim güvendikte dağlar başında Eli kürek tutan dağa yürümüş Emek çekip nice fidan dikilmiş Köyün üst yanını orman bürümüş Bizim devoğlunda dağlar başında Ta kabak tepeye varmış ormanım Dahada güzeli olsun muradım Eksen insan biter olmuş dağlarım Bizim güvendikte dağlar başında Selam olsun emek çeken dostlara Alıpta koyasım gelir başlara Ormanın bir ucu gider sarsaba Bizim devoğlunda dağlar başında İnsanın elinden kurtulmaz azim Çalışan menzile erermiş gözüm Kul Yusuf der gayrı çıksın avazın Bizim güvendikte dağlar başında.! Söz: Yusuf Aslan. Malatya / Fethiye.

Misafir Avatar
erkan engüzel (darmstadt) 9 yıl önce

Beşiktaş ara transfer döneminin bitmesine sayılı dakikalar kala TFF 3. Lig ekiplerinden Malatyaspor'un 19 yaşındaki stoperi Güven'i Gürsoy'u aldı. Ocak ayında kadrosuna kattığı isimlerle transferde yine ilk sıraya yükselen Beşiktaş, Ersan Gülüm'ün sakatlanıp devreyi kapatmasıyla doğan stoper boşluğunu Güven Gürsoy ile doldurdu. Siyah-beyazlı kulübün yönetimi, ara transfer döneminin bitmesine sayılı dakikalar kala TFF 3. Lig 1. Grup temsilcisi Malatyaspor'da mücadele eden 19 yaşındaki defans oyuncusu ile anlaşma sağladı. Karşıyaka'da oynayan Gurur Yazar için girişimde bulunan Beşiktaş yönetimi, pazarlıklarda pürüz çıkınca rotasını Malatya'ya çevirdi ve birkaç saat içinde Güven'in transferine noktayı koydu. ne alaka buraya diyebilirsiniz alakasini belirteyim. güven gürsoy arguvan dolayli mahallesi taninmis kisilerinden sayilan merhum ali ekicinin kizi Aynur Ekicinin ogludur gururluyuz

Misafir Avatar
Ali RIZA UĞURLU (Almanya) 9 yıl önce

BE YOBAZ Cemevinde, cumbuş diyen be yobaz Gizleme özünü, yüzün bellidir Nereden başladın, nere gidersin Gece gezdin, gündüz izin bellidir Biz beli demişiz, ikrarımız var Şahı Merdan gibi, üstadımız var Ona pir demişiz, Hünkar´ımız var Hızını gizleme, tozun bellidir Yolumuz ayrıdır, kara cahilden Öğüdümüz aldık, kamil mürşitten Ne beklenir, sözün bilmez gafilden Çoban olsan bile, yozun bellidir Muhammed seslerken, Ali öndeydi Biz Kerbela da iken, aslın nerdeydi Madımak da yandık, kusur kimdeydi Dilin hep dolaştı, hazın bellidir Yaradan yaratmış, kula çatmadık İnançlar ayırıp, dergah yıkmadık Kul asıp kul kesip, insan yakmadık Astarın kan kokar, bezin bellidir Hizbullah´ı dinde, kefil ettiniz Yuva yıkıp yavru, sefil ettiniz Mervan´ı meclis te, vekil ettniz Yönünü yan tutma, hızın bellidir O günün yezit’i, günün haksızı Yetim hakkı yiyen, zaman arsızı Sevap hayır bilmez, laf günahsızı Tepenin üstünde, gözün bellidir Peygamberin, vesiatın bozmadık Arap gezmek ile, islam olmadık Cem de saz dinledik, hep ilham aldık Kime kahrın kime, nazın bellidir Ali Rıza’m, dini dürüst de arar Yarasını tabip, eliyle sarar Ne mollaya ne de, hocaya sorar Okulun diplaman, tezin bellidir Saygılarımla.

Misafir Avatar
Ali ÖZÇELİK (Ankara) 9 yıl önce

İTİRAF Galatasaray konusunda yazdığım yazının arkasında yiğenlerim Özel ve Erdi araştırma yapmışlar. Benim daha önceden Beşiktaşlı ve Somunsporlu olduğumu belirtmişler. Evet itiraf etmeliyim ki doğru yazmışlar. Biz zamanlar öyleydim. Ama İstanbul'da üniversitede okurken bir arkadaşın vasıtasıyla Galatasaray'ın nasıl bir ocak olduğunu öğrendim. Bu bakımdan hayat Andre Giden'in dediği gibi ''önce sınav yapıyor sonra dersi veriyor''. Dolayısıyla gerçeklerin farkına varmak biraz zaman alıyor. Son olarak Turan Yücel'in (27.01.2011-Cumhuriyet Spor Sayfası) Galatasaray hakkında yazdığı yazıyla konuyu kapatalım. ''Galatasaray Holding patronu ile şoförünün pazartesi sabahları sıkışan trafikte birlikte kritik yapıp mutabık kaldıkları, kimsenin kimseye üstünlük taslamadığı tek alandır...'' Yaşasın Cim Bom!

Misafir Avatar
AliRıza Karataş (İstanbul) 9 yıl önce

HEP...YOKUM... OKUMA...YAZMA...Bilen biri... 40 yıl da bir uğrar .... bizim köye..... o da ne dediğini... anlamam... ...anlayamam.... hep yanındayım... hep yokum.... HEP YOKUM... Çooook Eskiden.... biri gelmişti.... araba dedi.... traktör dedi... tren dedi... plan dedi.... program dedi... hesap dedi... kitap dedi... Gitikten sonra... Bizim herife sordum... koca demirler... yapmışlar.... hem yükü... hem seni... taşıymış.... ANLAMADIM.... ANLAYAMADIM... YOKMUŞUM GİBİ YAPTIM... HEP YOKUM....

Misafir Avatar
ALİ DOĞAN (ANKARA) 9 yıl önce

---- AMAN HA HERKES DUYSUN------ CHP Genel Merkez yetkililerinin Malatya da ki çalışmalarını yakından izleyerek bizleri bilgilendiren SULTAN KILIÇ a teşekkür ederiz. Ben Arguvanlı bir partili olarak yazılarınızın Aruguvan kısmına düşüncelerimi belirtmek istedim.Yazınız da adı geçenler ve resimlerde ön sıralarda oturanlar vede toplantıda kendisini ön planda görenler vede CHP ile ilgili görüş belirtip sizlere bilği verenler vede ayaga kalkıp CHP ile ilgili soru soranlar geçmişte CHP den yıllarca nemalanıp makam mevki sahibi olup daha sonra ihanet içinde olan eski ilçe başkanları ve beledye başkanliği yapmış vede ilçe yönetiminde bulunmuş içimizde ki ANAP lı ların olduğunu hiç kimse söylemedimi ve sizler araştırıp neden yazmadınız ki HERKES DUYSUN 2009 Yerel seçimlerde CHP ye yapılan ihanetleri anlatmadılar mı Geçmişleri zifiri karanlık olanlar CHP yi Aruguvan da nasıl aydınlatacaklar,güçleri olmayan lar CHP yi taşıyamazlar. ALİ DOĞAN-ANKARA

Misafir Avatar
erdi özçelik 9 yıl önce

ah amca(ali özçelik) ah yıllarca ağzından bende beşiktaşlıyım söz dizisinin çıkmasını bekledik yeniköy gençleri olarak.ama son zamanlardaki galatasaraylılığını son derece sert bir şekilde dışa vurumun beni derinden üzdü. somunsporu bir anda yok sayman ise cabası... keşke halkın takımı saflarında birlikte yer tutsaydık ama sağlık olsun farklı düşünceler kişinin gelişmesinde büyük bir etkendir. :)

Misafir Avatar
Ali Askar ŞAHİN (ANARA) 9 yıl önce

Değerli siyaset adamı Veli AĞBA ya Milletvekil Aday adaylığı yolunda üstün başarılar diler her şeyin gönlünce olmasını temenli ederim. yolun açık olsun. Ali Askar ŞAHİN

Misafir Avatar
Özel Özçelik (Ankara) 9 yıl önce

Sevgili dayım Tombul (Ali Özçelik), daha önceden Gelinbacı'yla yaptığımız söyleşilerde, Gelinbacı ısrarla senin Beşiktaşlı olduğunu belirtmişti bizlere.

Misafir Avatar
hüsniye şenoğlu (ankara) 9 yıl önce

mrb benim gönlümde her zaman beşiktaş yatmıştır gönlümde diyorum çünkü takım tutmuyorum söz galata saraya geldiğinde yaşanın cinbom...

Misafir Avatar
Ali Özçelik (Ankara) 9 yıl önce

Sarı Kırmız Bizim Malatya Spor'un da renkleri Sarı Kırmızı dır,Galatasaray'ın da,ulusal takımlardan Galatasaray'ı yerel takımlardan ise Malatya Sporu hep destekledim.Yiğenim Erdi Beşiktaşlı olduğu için onunla çok tartışırdık. Şimdi ikisi ile de gurur duyuyorum,bakalım Erdi şimdi ne yapacak. Yaşasın Galatasaray taraftarı,Yaşasın Cim Bom..!

Misafir Avatar
Ali RIZA UĞURLU (Almanya) 9 yıl önce

BÜYÜK ALEVİ KURULDAYI VE İZLENİMLERİMİZ 15- 16 Ocak Ankara ‘’Büyük Alevi Kurultayı’’ iki günlük programını özüne uygun içi dolu çağdaş hedefler önüne koyarak kapadı. Öncelikle o iki günü hazırlamakta emek veren ve destek sunan tüm canları canı gönülden kutluyoruz… Çağı görmezlikten gelip içine kapalı politikacıların politikalarından, sıkışan Türküye demokratları bu kurultayla ‘’biraz da olsa’’ rahatlamış olsa gerek… Kurultaya katılan herkesin görebileceği yerde asılı olan talepler ise, kabullenilmesi gereken ’’Laik, Çağdaş bir Hukuk Devleti İçin’’ en demokratik taleplerdi diyebiliriz… Bazı dış ülkelerden de gelip kurultaya destek sunan tüm Alevilerin etrafında birleştikleri ortak talepler şöyle sıralanmıştı; - Zorunlu din dersleri kaldırılsın - Diyanet işleri başkanlığı kaldırılsın - Madımak müze yapılsın - Dergahlar iade edilsin - Cem evleri ibadet hanemizdir - Asimilasyona son verilsin Yıllardır bu talepleri duymazlıktan gelen iktidarlar ve son olarak da tek başına ‘’8 yıldır hükümet yapan AKP’’ bu isteklere çözüm yerine, çalıştaylar düzenleyerek yanlarına kattıkları bazı ‘’ben de Aleviyim’’ diyen birileriyle öğreti saptırılmaya çalışıldı … Yukarda sıralanan talepler karşısında sorumsuz duran sorumluların ‘’insan haklarından söz etmeye ve demokrasiyi laf olsun diye ağızlarına almaya hiç mi hiç hakları olmasa gerek … Elbette ki, ‘’boyuna değil soyuna deyip - dışarıda asımilasyor çağ dışılıktır, içerde Emevi İslam sentezi üzerine sistemleşen birilerden apaçık ‘’ötekileştirdikleri kesimler bir şeyler beklemek yerine, örgütlü demokratik çabada yoğunlaşmalıdırlar görüşündeyiz… Aslında girilmek istenen Avrupa hukuk sistemlerinde görüldüğü gibi, ‘’Aleviler o haklara sahip ve yaşıyorlar da’’ ancak, ayrımcılığa karşı mücadele gerekiyorsa gereklidir de, ülkede tüm demokrat aydın kesimlerin ortak sorunlardır diye düşünülmelidir. O konuda ‘’Alevi Sünni, Kürt Türk ve diğer tüm ülke insanlarının daha da fazla zaman kayıp etmeden, birlikte hareket etmeleri gerekli ve o konuda demokratik mücadele hakları ve yolları açıktır da diyebiliriz... Avrupa insan hakları ve ülke mahkemeleri bu taleplerden örneğin ‘’Zorunlu Din Dersleri’nin’’ uygulanmasının doğru olmadığını demiş ve kararları varken. Anlaşılan o ki, kalıplaşmış bu siyasi parlamento çoğunluğun ‘’o kararlar ve taraflarını kabullenmesi mümkün gözükmemektedir ve tabanları da o çoğunluğa destek olmaya amadeymiş gibi düşünülmekte… Sonuç olarak; Saat 13.40 sularında okunan 45 dakikalık ‘’kamu oyuna sunuş bildirisi, ‘’nasıl bir Türkiye istendiği ve sistemin çağ dışı bir yapı olarak işletildiği konusunda anlatmaya yeterli ve ülkenin selameti açısından dikkate değer gereken açıklamalardı diye düşünüyoruz… 6. Mart’ta İzmir de yapılması düşünülen Alevi mitingini arkasından ‘’Dünya Alevi Kurultayı’’ hazırlıklarının duyurulması ile Alevi Büyük Kurultayı huzur ve başarıyla sonuçlanmış oldu… Saygılarımla.

banner45

banner39

banner44

banner56