Ben:
Aysel Hanım sizi ilk olarak Halpuz Deneğinin bir etkinliğin de tanıdı. "Pınara da benim yârim pınara" türküsünü söyleyerek sahneye çıktınız. Alışmışın dışın da türküyü söyleyerek seyircilerin içinden sahnede ki yerinizi aldınız. Bu türküyü sizden dinleyince sevdim. Müzik ile tanışmanız nasıl oldu?
 
Aysel Ercan: Ortaokul çağların da Almanya'daydım. Bir ses yarışmasına katılmıştım. Orada benim sesimi keşif ettiler. Kırmızı Gül Demet Demet türküsü ile başladım. Ses yarışmasında birinci geldim. Demek ki ben güzel türkü söylüyormuşum deyip başladım.
 
Ben: Peki söz yazarlığı da var mı size?
 
Aysel Ercan: Yok öyle bir yeteneğim yok. 
 
Ben: Sizi her dinlediğim de duygu yüklü söylediğiniz his ediyorum. Biz buna duygu yüklemek diyoruz. Bunu nasıl beceriyorsunuz?
 
Aysel Ercan: Ben türküyü söylerken yaşıyorum. İçinde buluyorum kendimi. O yüzden sesim yanık çıkıyor.
 
Ben: İbrahim Altun ile birlikte bir CD çalışmanız oldu. "Arguvan'a nasıl gideyim. Yüreğime dert olur" CD çıktıktan sonra sizin tanınmanız konusunda bir ilgi artışı oldu mu?
 
Aysel Ercan: Çok çok fazlasıyla artı. Tanımadığım insanlardan telefon ve mesaj aldım. En çok sevindiğim tarafta Arguvan Türkülerini İbrahim Altun ve Aysel Ercan yeni bir doğuş oldu. Olumlu mesajlar aldık. Beni Aysel Ercan olarak biliyorlardı. Böyle bir proje içinde beklemiyorlardı. Çok güzel bir çalışma oldu.
 
Ben: İbrahim Altun'nun parçalarını da güzel okuyorsunuz. Hata İbrahim Altun’a Aysel Hanım sizin parçalarınızı sizden daha iyi okuduğu oluyor.
 
Aysel Ercan: Estağfurullah.
 
Ben: Tabi ki bu benim yorumum. İbrahim Altun ile nasıl tanıştınız?
 
Aysel Ercan: Kirvelerin bir düğünü vardı. İbrahim Bey de davetliydi. Tanışmak istedim ve tanıştık. Pınara da Benim Yârim Pınara türküsünü söyleyen Aysel Ercan dedim. İbrahim de "Ben bu türküyü söyleyen hanımı arıyordum" dedi ve tanıştık. Abla kardeş ana evlat gibi oldu.
 
Ben: Ben sizi İbrahim Altun’un programında dinledim. Türküleri çok içten söylüyorsunuz. Asmacada Hüseyin Gazi Dede var. Sizi tarif ederek bu türküyü bana gönder dedi. Ben de bulup kendisine gönderdim. Böyle de bir dinleyici kitleniz var.
 
Aysel Ercan: Teşekkür ederim var olsunlar.
 
Ben: Sosyal medya da beklenen ilgiyi görebiliyor musunuz?
 
Aysel Ercan: Ben sosyal medyayı çok aktif kullanan biri değilim. Ama paylaşımlarımı yaptım. Tabiki ilgi var. Annemin ismini kullanarak giriyorum. Çok aktif olmadığım için kendi ismimi kullanmıyorum. Aysel Ercan CD çıktıktan sonra beni tanıdılar. Küçük guruplarda dost ahbap ortamında Arguvan Türkülerini söylüyordum.
  
Ben: İbrahim Altuna da sordum. Arguvan Kültürüne belli ki katkılarınız var. Yerel yönetimlerden beklenen ilgiyi görebiliyor musunuz?
 
Aysel Ercan: Ben o dünyadan çok uzaktayım. Ben yurtdışındayım. Geldiğim de Erdal Ekici beni Halpuz Gecesine davet etti. Yerel yönetimlerle bir iletişimim yok.
 
Ben: Yeterince tanındınız. Bundan sonra ki hedefleriniz neler?
 
Aysel Ercan: Kendi şahsım adına bir şey yapmayı düşünmüyorum. Ama İbrahim Altun birlikte neler yapabiliriz konusunda ben her zaman varım.
 
Ben: Biliyorsun ki biz yaşlı kuşağa adayız. Yeni nesil yani gençler için ne söylemek istersiniz?
 
Aysel Ercan: Kesinlikle ben kendi çocuklarım için de söylüyorum. İnsan kendi kültüründen koparsa çok şey kayıp edere. Geldiğimiz yeri unutmamalıyız. Ben Halpuzluyum çocuklarım da o kültürün içinde. Aslını unutmasınlar isterim.
 
Ben: Almanya da iken görüştük. Gelince bir röportaj yapalım. İbrahim Altun Müzik Merkezin de karşılaştık. Son alarak ne söylemek istersiniz.
 
Aysel Ercan: Gençlere dünyanın neresin de yaşarlarsa yaşasınlar ama köklerini unutmasınlar derim. Gittikleri yerlerde kültürümüz dallandırıp yaymalarını beklerim.
 
Ben: Aynı soruyu İbrahim Bey'e de sordum. Size de sorayım. Arguvan Türkülerinin pınarı giderek kuruyor. Bu konuda ne söylemek istersiniz?
 
Aysel Ercan: Aynı fikirdeyim. İbrahim Bey'le her görüştüğümde bunu dile getiriyorum. Gençler biraz özünden uzaklaştırıyor kültürümüzü. Arguvan Türküleri kendi ağzı ile söylenince daha güzel oluyor. Duygularını daha iyi anlatmış oluyor. Evet pınarın gözesi azaldı yavaş yavaş damlıyor diyebiliriz.
 
Ben: Adıyaman bir Üniversite Arguvan Türküleri hakkında bir araştırma yaptı. Türkülerin yüzde sekseni acıları anlatıyor. Arguvanlıların yaşam standartları yükselip acılarda azalınca türküler de azaldı mı?
 
Aysel Ercan: Evet insanların iletişimi ne kadar azalırsa duygularda uzaklaşıyor. Sevdaları sıradanlaşıyor. Her şey giderek sıradanlaşıyor.
 
Ben: Yeni Hacı Engüzel veya Abbas Ekici çıkmaz diyorsun?
 
Aysel Ekici: Evet ben Abbas Ekici'nin hayatının içinde büyüyerek geldim. Abbas Ekici'nin sevdası herkes tarafından iyi bilinir.
 
Ben: Ben Hüseyin Şahin hazırladığı "Mezarımın Taşı Kırmızı" adlı kitabını okudum. Çok etkiledi beni. Hüseyin Şahin çok güzel bir eseri de Arguvan Kültürüne kazandırdı sağ olsun. Onun da emeklerine sağlık diyelim. Bizimle paylaştığınız düşüncelerinizden dolayı çok teşekkür ederim. Sizde bu yürek ve duygu olduğu sürece Arguvan Türküleri hayat bulacak.
 
Aysel Ercan: Çok teşekkür ediyorum. Bunu sizden duymakta güzel. İbrahim Altun ile birlikte umarım daha güzel çalışmalara imza atarız. Benim başarımda İbrahim Altun'nun payı çok büyük. Bunu belirtmek isterim.
 
Ben: Sanatçıların bir özeliği de değerlerini farkın da olmak. İbrahim Altun sizin değerlerinizi fark edip topluma yansıttı. İbrahim Altuna da teşekkür etmemiz lazım.
 
Aysel Ercan: Ben de çok çok teşekkür deliyorum. İyi ki de böyle bir şey yapmış yüreğine sağlık.
 
Ben: Şansınız bol olsun diliyorum. Tekrardan teşekkür sağ olun.
 

 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner40

banner45

banner57

banner39

banner44

banner56