TÜRKİYE:
ÖLÜMÜNÜN 50.YILINDA HASAN ALİ YÜCEL

Ölümünün 50. Yılında Hasan Âli Yücel...

Mustafa GAZALCI 22. Dönem CHP Denizli Milletvekili

26 Şubat 2011, Cumhuriyet tarihinin en uzun süre görev yapmış ve en çok iz bırakan, iş yapan Milli Eğitim bakanlarından Hasan Âli Yücelin ölümünün 50. yıldönümü. Bu nedenle büyük aydınlanmacı için ülkenin değişik yerlerinde çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Bilindiği gibi Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO), doğumunun 100. yılı nedeniyle 1997 yılını Hasan Âli Yücel Yılı olarak duyurmuştu. O yıl da yurt içinde ve dışında birçok etkinlikler yapılmıştı.

Hasan Âli Yücel, çocukluk ve gençlik yıllarında çevresinde ve toplumda Balkan, Çanakkale, Birinci Dünya savaşlarının acılarına tanıklık eder. Sonra kurtuluşun ve Cumhuriyet devrimlerinin coşkusunu yaşar. Milli Eğitim Bakanlığında öğretmenlikten bakanlığa kadar çeşitli sorumluluklar üstlenir. Yirmi altı yaşında Felsefe Elifbası kitabını yazar. Otuz yaşında Milli Eğitim Bakanlığı müfettişliğine, otuz altı yaşında, Ortaöğretim Genel Müdürlüğüne getirilir. Otuz sekiz yaşında İzmir milletvekili seçilir, kırk bir yaşında bakan olur. Yedi yıl, yedi ay, yedi gün süren Milli Eğitim Bakanlığında çalışma arkadaşlarıyla birlikte çoğu kendi alanında ilk şûralar, sergiler, dünya klasiklerinin çevirisi, ilköğretimin yaygınlaşması, teknik eğitim, Köy Enstitüleri uygulaması ile yalnız bakanlıkta değil bütün ülkede eğitim, kültür, sanat ve yayım seferberliği başlatır.

Onun bakanlık dönemi Cumhuriyet devrimleriyle temeli atılan, Mustafa Necati, Saffet Arıkan ve benzeri devrimci insanların çabalarıyla yükselen aydınlanmanın doruğa ulaştığı, yaşandığı bir dönem olmuştur.

5 Ağustos 1946da Milli Eğitim Bakanlığından ayrılırken yaptığı açıklamanın bir yerinde şunları söylemiştir: Göreve geldiğim gün ile görevden ayrıldığım şu an arasında öğretici ve öğrencileri birkaç misli artan ve gelişen eğitim ailesine en derin minnet ve hürmet duygularıyla veda etmekten mutluluk duyuyorum.

Hasan Âli Yücel, bakanlıktan ayrıldıktan sonra da durmaz. Yaşadığı haksızlıklara karşın yazıları, yeni yeni yapıtlarıyla aydınlanma savaşımını aralıksız sürdürür. 1946-50 yılları arasında Ulusta, 1952 Cumhuriyette yazar. 1956 yılında İş Bankası yayın işleri yöneticiliği yapar. 27 Mayıs 1960tan sonra birçok aydında olduğu gibi kısa bir süre içinde umut yeşerir. 25 Şubat 1961 UNESCO Yönetim Kurulu toplantısına katılır. Rönesans ve Hümanizm konulu bir toplantı için hazırlık yapmaktayken 26 Şubat 1961de aramızdan ayrılır.

Hasan Âli Yücelin zamanında titizlikle uygulanan bir Öğretim Birliği vardı. Ders kitaplarının içeriği bilimseldi. Kadrosunda İsmail Hakkı Tonguç, Rüştü Uzel gibi işin uzmanı büyük eğitimciler vardı. Talim Terbiye Kurulu (TTK) eğitim politikalarının saptanmasını, ders kitaplarının incelenmesini bilimsel bir titizlikle yürütürdü.

Ülkede üretici, parasız, bilimsel bir eğitim uygulanırdı. Resim, heykel, müzik, tiyatro sanat dallarının, sporun her çeşidinin gelişmesi için devlet her türlü özveride bulunurdu. Türkçenin doğru, güzel konuşulup yazılmasına özen gösterilirdi.

Nitelikli eğitim vermek kamunun öncelikli, temel bir göreviydi. Hasan Âli Yücelin bakanlıktan ayrılmasından sonra eğitim, kültür ve sanat politikalarından verilen ödünler, Cumhuriyetin önemli kazanımlarını tersine çevirdi. Özellikle sekiz buçuk yıldır AKP döneminde uygulanan politikalarla eğitimin niteliği düşürüldü. Bırakın okullarda, toplumda sanat kültür etkinliklerinin desteklenmesini, tam tersine kösteklenmeye başlandı. Okullarda uygulanan eğitim ve sanatçı Mehmet Aksoyun Karstaki İnsanlık Anıtı heykelinin başına gelenler bunun en güzel kanıtı değil mi?



Cumhuriyet
banner47
İlgili Galeriler
Anahtar Kelimeler

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Yap Yeni Üyelik

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner40

banner45

banner57

banner39

banner44

banner56

28 YILINDA SÖNMEYEN ATEŞ; MADIMAK KATLİAMI
2 Temmuz 1993‘te on binlerce saldırgan Madımak Otelinde devletin kolluk güçlerinin gözleri ve canlı yayın...

Haberi Oku